Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

KARA YAZGIYA BOYUN EĞMEYECEĞİZ

Karaayıt Köyünde yaşanan insanlık dramına karşı GÜMÇED ve Ayvalık’taki çevre dostları 09.10.2011 Pazar günü Karaayıt köyünde buluştular.

Karaayıt Köylülerine ve yaşam savunucularına ilk olarak GÜMÇED Başkanı M. Akif ÖZNAL seslendi. M. Akif ÖZNAL,”Karaayıt Köylüsü yalnız değildir. Köylü kardeşlerimizle dayanışma içinde olduğumuzu göstermek için buraya geldik. Hukuksuzca kurulan madenden geriye, kimyasallar ve ağır metaller içeren yaklaşık 2 milyon ton atık kalacak. Bu atıklar ne olacak? Fabrikadan çıkan ve çevreye zarar veren toza karşı yetkililerce emisyon ölçümü yapılıyor mu? Hemen yarın suç duyurusunda bulunacağız. Buradan da basın aracılığı ile suç duyurusunda bulunuyoruz.”dedi.

Halkevleri Başkanı ve Ayvalık Adaları Tabiat Parkını Koruma Platformu sözcüsü Havva TAYLAN, “Seçimden seçime yanınıza gelen siyasi parti temsilcileri nerede? İktidarın yaptığı maden yasası her yeri talan edebilir. Köylü yoksullaştırılmasaydı, hiçbiri madende çalışmazdı. Sizleri bölmeye çalışan madencilere inat ayrı değil bir olun.”dedi.

Körfez Belediyeler Birliği Danışmanı Orman Mühendisleri Odası Eski Genel Başkanı Salih SÖNMEZIŞIK, “Sizler çok değerli bir coğrafya üzerinde yaşıyorsunuz. Bunun bilinci ile köyünüze sahip çıkın. Dedelerinizden miras kalan bu toprakları, çocuklarınıza temiz olarak emanet edin. Aliağa ve Foça’dan çıkan zararlı kimyasallar bile Kozak Yaylasına zarar verirken, hemen köyünüzün yanındaki bu maden sizleri zehirlemez mi? Size dayatılan bu kötü koşullarla çocuklarınız için hayır demelisiniz.”dedi.

Karaayıt Köyü Muhtarı Mehmet ÇIRACI, tüm katılımcılara teşekkür ederek davalarından vazgeçmeyeceklerini söyledi ve mücadeleye devam dedi.

Köylülerden Ümmet KOCAKANAT,”Hayvanlarımız otlayamıyor, her yer toz içinde. Süt sağılan kaplara bile toz yağıyor. Suyumuz yok; elektriğimiz sık sık kesiliyor. Ama biz sonuna kadar direneceğiz.”dedi.

Toplantı, GÜMÇED adına İlknur URKUN’un okuduğu basın açıklaması ile sona erdi. Basın açıklamasında özetle”…Marda Barajının su toplama havzasında izin verilen demir madeninin cevher zenginleştir mesahası, yani fabrikası Karaayıt’ta Karaayıtlılara yaşamı zindan ederek konuşlandırıldı. Üstelik köyün hemen dibinde ve yaşamları için can damarı olan meraları ellerinden alınarak madencilere tahsis edildi. Bu yetmezmiş gibi şimdi cevher zenginleştirme faaliyetinden dolayı oluşan tozlar, canlı yaşamını yok ediyor. Fakir ama onurlu ve dengeli bir çevrede yaşayan köylü kardeşlerimizin yaşam hakları ellerinden alınıyor. Dünyanın hangi uygar ülkesinde bunlar reva görülür. Bu uygulamalar ancak sömürge ülkelerinde karşılaşılan uygulamalardır.

Karaayıt’la birlikte, yılda 40 milyon dolarlık çam fıstığı üretirken bugün rekoltesi çok düşen ve giderek yoksullaşan ve Koza altın’ın sömürgeci yöntemleriyle giderek kıstırılan Kozak Yaylası köylerinin de hep yanında olacağız. Toprak kokan nasırlı elleriyle üreten, vergisini veren, toprakla-doğayla barışık yaşayan, bu ülkenin yüz akı köylü kardeşlerimize dayatılan kötü kadere, kara yazgıya boyun eğmeyeceğiz. Yaşamı ve yaşam alanlarını savunmak için kararlılıkla direneceğiz.”dendi.

Halil COŞKUN

Ekim 2011, Sayı 26 


Share
|


 



papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

13/12/2017 Gün Ortalama:216  Bugün 74 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.226.34.209