Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

PANORAMA

 

ÇÖZÜM YERİNE ÖLÜM

Statükocu, ırkçı, hırslı, çıkarcı, öngörüsüz, hoşgörüsüz, bilerek ya da bilmeyerek başkalarına hizmet eden tüm yetkili ve yetkisizler sonunda çözüm yerine ölüme giden yolu döşemiş oldular; gözleri aydın olsun! Hepimiz biliyoruz ki, çoğu gençlerden oluşan bu ölüler bugün yaşıyor olacaklardı, yetkililer-etkililer onların yaşamını önemsemiş olsalardı eğer…

KADDAFİ’DEN KİM KURTULDU?

Öncelikle petrol yataklarına el koyacak olan batılı petrol şirketleriöyle ya adam hem ülkesini petrolüne sahip çıkıyordu hem de petrol karşılıksız dolarlar yerine altın karşılığı satılsın diyordu; bir de iktidarı devralacak olan muhalif kabile reisleri kurtulmuş oldu Kaddafi’den. Libya halkı zaman içinde belki de sınırlı bir demokratik ortama kavuşabilecek olsa da halkın refah düzeyinin düşeceği kesin. Savaşın getirmiş olduğu yıkımın giderilmesinin parasal maliyeti yüksek olacaktır – sosyal maliyeti ise ölçülemeyecek düzeylerde. Altyapısı, gerçekten modern donanımlı hastaneleri, eğitim tesisleri bombalanmış, halkı birbirine düşman olmuş bir ülke… Üstelik artık, petrol gelirlerini halkın refahı için harcayan Kaddafi yerine, diyet olarak petrolcülere peşkeş çekmek zorunda bir yönetim olacak başlarında. Aksi halde, petrol şirketleri bugün yenilmiş kabileleri yarın “demokrasi” adına yeni yönetimi devirmek için görevlendiriverirler hemen; kimsenin demokrasisiz kalmasına katlanamayacak kadar iyi yüreklidir bu petrolcüler!

BDP MECLİSE KATILDI

BDP milletvekillerinin TBMM’ne gelmeleri, özellikle, yeni anayasa çalışmaları bağlamında çok olumlu bir gelişme. Şimdi de CHP ve MHP TBMM’nin ancak anayasada değişiklikler yapabileceğini, tümüyle yeni bir anayasa yapılacaksa bir kurucu meclise gerek olduğunu öne sürüyorlar. Şimdi de kurucu meclis nasıl oluşturulur tartışmalarıyla zaman kaybetmeye hazır olalım; oysa darbecilerin yapmış olduğu 1961 ve 1980 anayasaları düzmece bir kurucu meclisler tarafından yapılmış oldukları halde ‘menşe şahadetnamesi’( Çıkış (oluşturulma) yeri) aranmadan içselleştirilmişlerdi siyasilerimiz tarafından.

BBP LİDERİNİN HELİKOPTER KAZASI SKANDALI

Gene ‘şüyuu vukuundan beter’ bir durumla karşı karşıyayız. İşin kötüsü gelişmeler ‘vukuunun’ da gerçek olduğunu düşündürmeye başladı. Halkımızın asker-sivil güvenlik güçlerinin soruşturmayı saptırmakta işbirliği yapmış olduklarını öğrenmesi umarız adalet mekanizmasına güveni tümüyle çökertmez.

FUTBOLDA ŞİKE SORUŞTURMASI

Şike iddiaları karşısındaki tutumumuzla da çok özel bir toplum olduğumuzu kanıtladık gene. Şike yapılmışsa, önce spor-toto, loto gibi bahislerde para kaybedenler, sonra tüm futbolseverler, sonra da Maliye İdaresi aldatılmış demektir. Aldatılmış futbolseverlerin şike yapmakla suçlanan kişilere arka çıkmaları anlaşılır gibi değil. Atılması ya da kurtarılması önceden kararlaştırılmış goller için yapmış olduğum tezahürat, duymuş olduğum coşku ya da endişe aklıma gelince ben olsam kendimi kandırılmış gibi hissedip hırslanırdım; Sonraları da hep aynı duruma düşme endişesiyle maç izleme keyfimi kaybederdim. Bir de bu konunun partili didişmesi yönü var ki “konuyu saptırıp amacına yontma nasıl yapılır?” konulu bir ödül verilse birinciliği alabilir herhalde.

HSYK DENİZ FENERİ DAVASININ SAVCILARINI DEĞİŞTİRDİ

Görsel medyanın reyting uğruna her konuyu halkı bileyecek biçimde sansasyon konusu yapacağını bile bile ya böyle kararlar alınmamalı ya da kararın gerekçesi hiçbir soru işaretini bırakmayacak biçimde açıklanmış olmalıydı. Giderek, amigoların yönelttiği ve yönettiği bir toplum haline geliyoruz; ilgililer bu durumu engellemek yolunda dikkatli olma durumunda.

İSRAİL İLE İLİŞKİLERİMİZ – LAHANA TURŞUSU İLE PERHİZ!

Bir yanda İsrail ile petrol sondajı konusunda savaş hazırlığı yapar gibiyiz; öte yanda, İran’a karşı Malatya’da füze kalkanı oluşturuyoruz. İran’a karşı blokta yer almadığımız sürece İran’ın bize füze yöneltmeyeceğini bilindiğine göre, kime yöneltilen füzelere kalkan oluşturuluyor ki? İsrail’e karşı bir bardak suda koparılan fırtına, füze kalkanı konusunun gerçeğini gözden kaçırmak için yapay bir gündem gibi görünüyor.

BULGARİSTAN’DA İŞSİZLİK IRKÇILIĞI GETİRDİ

Basit bir trafik kazasını bahane eden Bulgar ırkçılar, “Çingeneleri sabun yapalım, Türkleri bıçaklayalım” sloganıyla ortalığı birbirine kattılar. İşsizliğin arttığı dönemlerde ırkçılığın da artmasında şaşılacak bir şey yok. Amaç, yetersiz sayıdaki boş işlere başvuruların sayısını azaltıp kendinin işe alınma şansını arttırmak. İşe alınma bağlamında azınlık gruplarının rekabetinden kurtulmanın en kolay yöntemi onları ötekileştirip yok etmek. Bulgaristan yönetiminin ırkçılığa karşı yeterli önlemi alması her bakımdan çok gerekli görünüyor; bir de orada yaşayan soydaşlar sorununun çıkması iki ülkenin de başını ağrıtır sonra.

YUNANİSTAN DURULMAYACAĞA BENZİYOR

Yunanistan’ı yönetenler, AB üyesi olma yolunda ve sonrasında AB’den almış oldukları fonları verimli yatırımlara yönlendirip ulusal gelirlerini arttırma yoluna gitmediler. Politikacıların amacı, ne yazık ki, ellerindeki gücü gelecekte daha gelişmiş bir ülke yaratmak için çabalamak olmuyor. Amaç, halkı kısa dönemde memnun ederek ellerindeki gücü kaybetmemek olarak beliriyor. Yunanistan’ı yönetenler de AB’den gelen fonları dağıtırken bu gelir düzeyini devam ettirecek kaynağın gelecekte nasıl sağlanacağını göz ardı etmişlerdir. Şimdi halkı gelirlerinin azaltılmasına razı etmeye çalışıyorlar; işleri güç.

BAŞIBOŞ HAYVANLAR KISIRLAŞTIRILMAMALIYMIŞ!

Ülkemizde başıboş hayvanların kısırlaştırılmasına karşı çıkanlar ya son zamanlardaki artış oranlarını ve sonuçta zavallı hayvanların öldürüldüklerini, aç kaldıklarını, eziyet gördüklerini bilmiyorlar ya da onların içinde bulunduğu feci durumlar onları rahatsız etmiyor olmalı. Aksi halde yapılanlara karşı çıkarken kendi önerilerini getirirlerdi. Aklıma İndira Gandi geldi; Hindistan’da nüfus planlamasında erkeklerin kısırlaştırılması yöntemini de önerdiği için öldürüldüğü söylenmişti. Suikastı gerçekleştirenler ya iktidarı ele geçirmek İsteyenler tarafından kışkırtılmıştı ya da artan nüfusun sokaklarda sürünmesini gerçekten dert edinmiyorlardı. Sorun Kadir Topbaş’a plaket verilmesiyse, Haytap belediye başkanları arasında politik ayıklama yapma durumunda değil; belli ilkelere uyarak hayvanları kollayan her başkana plaket verilmekte.

Ekim 2011, Sayı 26


Share
|






 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

13/12/2017 Gün Ortalama:216  Bugün 74 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.226.34.209