Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

‘’DENİZLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM’’

 

Çanakkale Boğazı, 13 Temmuz günü “Denizlerimize Sahip Çıkalım” sloganıyla eyleme katılan yaklaşık 150 tekne ile renklendi. Balıkçılar "Sardalyemizi İstiyoruz", "Balıklarımız Tükenmesin" ve "Uskumrumuz Bitmesin" gibi pankartlar ile dertlerini anlattılar. Eyleme destek veren Greenpeace üyeleri de "Yasa Dışı Avı Durdur" pankartı açtı.

Eylemde trollerin balık yataklarına verdiği zararlar nedeniyle trol avcılığı ve ışıkla avlanma protesto edildi. Çanakkale Su Ürünleri Merkezi 1 no'lu Kooperatif Başkanı Mehmet Özkurnaz ülkemizin balık potansiyelinin büyük kısmının Çanakkale sınırlarında bulunan denizlerde yer aldığını; Marmara, Ege ve Akdeniz'de yaşayan balıkların çevrede bulunan üreme bölgelerine geldiğini ve aynı zamanda kışı da bu bölgelerde geçirdiğini; uskumru, kolyoz, sardalye balığının ışıkla avlanılmasının bu türlerin potansiyelini tehlikeli seviyelere indirdiğini uskumrunun yok olma aşamasına geldiğini açıkladı.

Özkurnaz “15 Temmuz itibarıyla uluslararası sularda trol avcılığı açılmıştır. Avcılığın açılması ile birlikte 500-600 trol teknesi bölgeye gelmekte, gece gündüz deniz tabanı ve doğal yaşam alanları tahrip edilmektedir. Yarın düşünülmeden yapılan bu avcılık için duyarlı olmak artık bir zorunluluktur. Çanakkale’nin sembollerinden olan sardalye balığında eskisi gibi üreme artışını görmek istiyoruz. Kuzey Ege Denizi’nde ıstakoz ve böcek avcılığında kullanılan yöntem de oldukça zararlıdır. Deniz dibinde bulunan doğal resiflere kilometrelerce ağlar atılmakta ve bu ağlar bir hafta on gün süreyle denizde bekletilmektedir. Bu ağlara takılan balıkların ölmesi ve zamanla bozulması sonucu leşlerine gelen ıstakoz ve böcekler yakalanmaktadır” diye konuştu.

Küçük balıkçılar sorunlarının çözüm önerilerini de şöyle sıraladılar:

  • Gırgır ve Trollere Araç Takip Sistemleri (AİS) zorunlu olarak koyulmalı ve bu sistemi takip edecek bölgesel merkezler kurulmalı. Sistemi kapatan veya çeşitli mazeretlerle kullanmayan balıkçılara caydırıcı cezai işlemler yapılmalı;

  • Denetimlerdeki çok başlılığı ortadan kaldıracak düzenlemeler yapılmalı, trafik kuralları gibi kuralları ihlal edenlere anlık gerekli cezai müeyyideleri uygulayacak yapılanma sağlanmalı;

  • Küçük balıkçı esnafın emeğinin karşılığını alabileceği güçlü kooperatif sistemleri ve bilinçli pazarlama sistemi kurulmalı;

  • Tarımsal üretime verilen destekleme projelerine benzer çalışmalar yaparak özellikle küçük balıkçı esnafına destek sağlanmalı;

  • Balık üreme bölgesi olan Saros körfezi ile göç yolu olan boğazda gırgır ve trol balıkçılığına her dönem kesinlikle izin verilmemeli;

  • Gece ışıkla balık avcılığına son verilmeli;

  • Yasadışı avcılık yapanlara daha caydırıcı yasal düzenlemeler getirilmeli;

  • Üniversite ile ortak çalışmalar yaparak bölgesel balık rezervleri belirlenmeli, türe özgü üreme dönemlerinin tespiti ve bu veriler ışığında bölgesel avcılık sirküleri hazırlanmalıdır.

Geçimlerini balık tutarak sağlayan küçük balıkçıların feryadına ilgililer kulak versin gereken daha da geç kalmadan yapılsın diye umuyoruz. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkede tüm su ürünleri kooperatiflerinin birlikte ses getirmeleri çok daha güzel olurdu.

Haklı çıkan seslere destek vererek daha yaşanılır bir yaşama kavuşmak dileğiyle…

Hüsniye EDİZSOY

Ekim 2011, Sayı 26


Share
|






 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

13/12/2017 Gün Ortalama:216  Bugün 74 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.226.34.209