Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

AYVALIK İZLENİMLERİ GEZİSİNE DAİR

Benim için bu yazın en güzel etkinliklerinden birini Papalina Gazetesi’nin davetiyle temmuz ayında gerçekleştirmiş Ayvalık kent tarihini, mimari dokusunu, anlatmaya çalıştığım “Ayvalık İzlenimleri” başlıklı kültür gezisi oluşturur. Bu gezi yeniden, hem tarihi sokaklara bakmamıza hem de o kentin kültürel kimliği ile bütünleşmiş mekânlarda (Camlı Kahve, Şeytanın Kahvesi gibi) Ayvalık üzerine sohbetlere olanak sağlayan çok keyifli paylaşımların ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Bu geziye katılan herkes, Ayvalık’ta yaşama duygusunu yaratan, O’nu sıradan bir sahil kasabası kimliğinden sıyıranın, tarihi sokaklarındaki geçmişi insanla buluşturabilmesinde saklı olduğunun bilincine sahip olması etkinliği daha da anlamlı kılmıştır. Bu tip gezilerin önemi de tekrardan gündeme gelmiştir.

Aslında Ayvalık İzlenimleri başlıklı bu gezi tarafımdan birkaç yıl önceye kadar gerçekleştirilen bir planlı programlı etkinliğin adıdır. Bende Ayvalık’ı yayın çalışmaları dışında anlatma ve onun tarihi kent kimliğini yaşayarak paylaşma isteğinin bir sonucu olarak “Ayvalık İzlenimleri Gezisi” yapma fikri, 2002 yılında heyecanla ortaya atılmıştır. Ayvalık Turizm Tanıtma ve Geliştirme Derneği’nin başkanı rahmetli Köksal Durukan’ın desteği ile bu fikir hayata geçmiştir. İstanbul, Mardin, Safranbolu, Bursa gibi tarihi kentlerde yapılan “Kent Kültür Turu” formatıyla benzer şekilde yapılan, Ayvalık ve Cunda sokakları arasında bu kenti yaratan koşulları, mimari içeriği ile paylaşmaya yönelik bir etkinlik olarak yaklaşık üç sene yaz aylarında sürmüştür. Sonuçta bu gezi Ayvalık için eksik bir alanı doldurmuştur. Çünkü farkında olunması gereken en önemli gerçek Ayvalık’ın yaşayan bir tarihi kent olduğudur. Bu yüzden tanıtması, anlaşılması ve doğru okunması gerekir ki, bu da kentin mimari dokusuna biçim veren coğrafi ve tarihsel zemini, içinde bulunan toplumun sosyo ekonomik yapısı gibi başlıca etkenleri, farklı disiplinlerin bilgisi ile değerlendirmekten geçmektir.

Genelde katılımcıların beklentileri bizim dile getirmeye çalıştığımız “bir kenti tanımak” olgusuyla örtüşmesi bu gezilerin istenilen amaca ulaştırdığını göstermiştir. Bambaşka gözlerle Ayvalık’ı paylaşmak ve bu kentin derinliğinin anlaşılması adına gezi katılımcıların izlenimlerinden bazıları aktarmak istiyorum…

Ayvalık, yeniden kendimi bulduğum, keşfettiğim, tarih ve doğanın birleşerek yarattığı harika bir yer. Aşıklar tepesinde avucuma aldım denizi, sahili adaları tepeden baktım dünyaya sanki. Esen rüzgarınla kalbimi ısıttın Ayvalık.” (N.SORGUT)

Açıkçası bu gezi olmasaydı Ayvalık klasik bir tatil yeri olarak anacaktım. Şimdi daha farklı bir gözle bakabiliyorum. Diğer taraftan bir çığlık kadar yakın olan iki kıyının hüznünü hissediyorum.” (A.ULAŞ)

Ayvalık’ı tanımanın o dokuyu, tarihi ve saklı güzelliklerin en güzel yolu bu gezi oldu.( F. ESKİOĞLU)

İlk kez bir tatil yöresinde geçirdiğim zamanın hakkını vermiş olduğumu hissediyorum. Ayvalık’ı dolaşırken sokaklardaki tarihsel dokunun aynı zamanda insanların yaşamına aktığını anlıyorsun. Tarih sadece yapılardan ibaret değil insan ile uyumu çok anlamlı. Sanırım asıl mesele etrafa bakarken gerçekleri görmek için gayret etmek. (E. ŞAHİN)

 

İnsan yaşarken her anı güzelleştirmeye yönelik bir adı atmalı ilişkileri güzellikleri var edebilmeli. Bu gün bunu için bir adım attım. Ayvalık’ı tanıdım. Evlerden kapı tokmaklarına, pencerelerden kaldırımlara kadar her şey yerli yerinde. Benim gördüğüm Ayvalık’ı umarım herkes görür ve burası hakkettiği kimliğe kavuşur.”(B.YÜKSEL)

Bu gezi benim için yaşayan Ayvalık yolculuğuna dönüştü. Bu burayı tanımanın coşkusunu ve zevkini tattım. Dileğim Ayvalık’ın bu tarihsel dokusunun ve güzelliğinin korunması”.(S.DOLEN)

Ayvalık şimdiye kadar kafamda bir deniz beldesi olarak tanıyordum. Bu gezi ile birlikte tarihi bir kültür merkezi olduğunu gördüm. Mimari tarzı kiliseleri ile Ayvalık gerçekten harika bir yer. P. BİLEN

Onlarca kez geldiğim Ayvalık’ın sadece güneş, deniz ve yeşilden ibaret olmadığını bu güzel günle anlamış oldum Ayvalılıkların sahip olduklarını hazinenin farkına vararak sahip çıkmaları dileğiyle.( S. DEMİRAY)

 

Bu gün Ayvalık’ı kucakladığımı hissetim. Gezi çok etkili oldu artık bu kente daha bilinçle bakacağım.( S. KARUM)

Geçirdiğimiz bu dört saat boyunca bize bambaşka kitapların arasında kalmış ama bizim bir parçamız olan tarihle tanıştırdığınız için çok teşekkürler. Sadece bakmayıp gördüğümüz bu güzellikleri hep hatırlayacağım.” (M. İNAL)

Bunlar gibi birçok değerli izlenimin oluştuğu bu geziye birkaç yıldır ara vermiştim ki Papalina Gazetesi’nin deyim yerindeyse beni tekrardan dürtmesi ile bu ve buna benzer etkinliklerin önemini dile getirme isteği de etkinliğin ana fikrini oluşturmuş, böylesine önemli tarihi bir kentin tanıtılmak zorunda olduğu gerçeği ile tekrardan yüz yüze gelinmiştir. Fakat bu tanıtımın üstüne basa basa belirtmekte yarar var; ucuz bilgilerle dolu, turistik hoşnutluğa yönelik, kulaktan dolma ve rivayet tarihleriyle dolu içeriklerle değil; bu işi eğitim sürecini alarak yetiştirilecek yerel rehberlerle yapılamasının gereğidir. Bu eğitim sürecinde Ayvalık ile çalışmalar yapan bu konuda katkı sağlayacak herkesin bir çaba ortaya koyması önemlidir. En azından ben elimden geldiğince kendi sorumluluğumu üstüme almaya hazır olduğumu belirtmek isterim. Son olarak bu geziyi ve konuyla ilgili düşüncelerimi önemseyen, Papalina Gazetesi’ne teşekkür ederim.

Berrin AKIN

Ekim 2011, Sayı 26


Share
|






 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

13/12/2017 Gün Ortalama:216  Bugün 74 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.226.34.209