Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

KÜLTÜREL MİRASI KORUYABİLMEK

Ayvalık, doğal güzellikleri yanı sıra mimari özellikleri nedeniyle de her zaman gezilip, görülmek istenen bir kent. Yüzyılların soluğunu taşıyan tarihi yapılarıyla Türkiye’nin en büyük kentsel sit alanı olan Ayvalık’ta 1976 tescilli yapı bulunuyor. Zengin sivil ve dini mimari eserlerine sahip kentimiz özgün yapısını bu gün de koruyor…

Yaz aylarında Berrin Akın eşliğinde çıktığımız Ayvalık İzlenimleri Gezisi ile tarihe yolculuk yaparak bu mirasın güzelliklerini bir kez daha keşfetme şansı bulduk.

Mübadele sonrası Rumların Ayvalık’tan ayrılmasından sonra gelenlerin ihtiyacını sağlamak üzere camiye dönüştürülen bazı kilise yapıları bu gün de sağlam olarak varlıklarını sürdürmekte. Çınarlı Camii, Saatli Camii ve Hayrettinpaşa Camisi bir yandan dini hizmet veriyorlar bir yandan da kenti gezen turistlerin başlıca uğrak noktası oluyor.

Uzun yıllar zeytinyağı imalathanesi olarak kullanılan Ayazma Kilisesi bundan bir süre önce Kültür Bakanlığı tarafından kamulaştırılarak, Ayvalık Belediyesine devredilmişti. Geçen süre içinde restore edilmeyen Ayazma Kilisesi, Ayvalık Belediyesi’nin 2010 yaz aylarında yaptığı bir düzenlemeyle, sanat galerisi olarak sergilere ev sahipliği yaptı. Ne var ki bu yıl kapıları tekrar kapanan kilisenin ne zaman restore edilerek yaşam bulacağı meçhul.

İkonaların bir kısmının çalınması üzerine 1993’ten bu yana kapalı bulunan Merkez Taksiyarhis Kilisesi için  Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 22.08.2011 tarihinde ihale ilanı verilmiş olsa da henüz başlayan bir çalışma yok. Kapılar duvar…

Cunda’daki Taksiyarhis Kilisesi de Balıkesir Vakıflar Bölge Müdürlüğünce 2008 yılında yaptırılan temizlik kazısının ardından, 2009 yılı yatırım programı kapsamına alınmıştı. Biz Ayvalıklılar restorasyona başlanmasını beklerken nasıl olduysa pazarlıklar başladı ve sonunda Kilise 19 yıllığına Koç grubuna devredildi. Daha önce Cunda Aşıklar tepesindeki Agios Yannis Kilisesi Rahmi Koç’a, Tavuk adasındaki Ay Yoannu tou Prodromou manastırı da Eskidji'nin sahibi Dikran Masis’e 49 yıllığına devredilmişti.

Bir dönem Tütün Deposu olarak kullanılan ve Kent Arşivi Müzesi yapılmak üzere Ayvalık Belediyesine tahsis edilen, Biberli Cami için Belediye tarafından bu güne kadar yapılmış bir proje mevcut değil. Cundadaki kilisenin Koç’a verilmesinin ardından Biberli Camiinin yeni taliplileri de sıraya girmiş durumda.

Yaşadığımız kentin tarihi ve kültürel değerlerine sahip çıkarak, gelecek kuşaklara aktarılmasını, günümüz koşullarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere yeniden hayat bulmalarını sağlamak mümkün değil mi?

Tarihi Kentler Birliğinin(TKB) her yıl düzenlediği “Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme” yarışmalarının sonuçları, tarihi kent dokularını koruma- yaşatma konusunda başarılı örnekleri görmemize olanak sağlıyor.

Komşumuz Bergama, “Eski Gazipaşa İlkokulu Restorasyonu ve Butik Otel Olarak İşlevlendirilmesi” projesi ile 2009 yılı yarışmasında “Uygulama Ödülü”nü almış bulunuyor. Bergama Belediyesi ilk olarak 1955’den beri atıl olan tarihi yapının restorasyon yapılarak, kamu yararına kullanılması için İl Genel Meclisi kararıyla Belediyeye tahsis edilmesini sağlıyor. Tarihi Kentler Birliği’nin desteği ile projelendirdikten sonra da mali kaynak aranıyor. Valilikler, kentlerde toplanan emlak vergilerinin %10’unu, Taşınmaz Kültür Varlıkları’nın Korunmasına Ait katkı Payı’na dair yönetmelik kapsamında restorasyon çalışmaları için belediyelere ödüyor. Bergama’nın bu parayı alabilmesi için Belediye hazırlık yapıp, İzmir Valiliğine müracaatta bulunuyor. Valilik, Bergama Belediyesinin restorasyon çalışmalarını uygun bularak katkı payı vermeyi kabul ediyor. İl Özel İdaresi’nin sağladığı bütçeyle de restorasyon gerçekleştiriliyor.

Bayındır Belediyesi ise çok yakın zamanda alınan kentsel sit ilanının ardından ilçede hayata geçirdiği restorasyon çalışmalarıyla 2010 yılı yarışmasında üç ayrı ödüle layık görüldü. Bu projelerden biri halk arasında “ Ülkü Sineması” olarak bilinen Ermeni Kilisesinin gelecek kuşaklara aktarılmak üzere restore edilerek “ Çok Amaçlı Salon ve Kütüphane Binası” olarak kullanılacak olması.

Bu güzel örnekleri okuduktan sonra insan kendine sormadan edemiyor.

Neden Ayvalık’ta da tarihsel mirasımız sermaye gruplarına devredilmek yerine Bergama ve Bayındır’daki gibi korunmasın?

Ayvalıklılar olarak kültürel mirasımıza sahip çıkmanın vakti gelmedi mi artık?

Nebahat DİNLER

Ekim 2011, Sayı 26


Share
|






 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

13/12/2017 Gün Ortalama:216  Bugün 74 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.226.34.209