Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

KARDEŞLİK... HALKCILIK... BAĞIMSIZLIK...

1948'de hekim çıktım. Ayvalık ve Altınova'da çalıştım. Altınova'da sıtma, Ayvalık'ta romatizma ve verem boldu. Elde çanta, kapı kapı dolaştım; kirli suların açıkta aktığı ilçenin o dar sokaklarında sefalet kol geziyordu. Kapıların kiminin kanadı gitmiş; yerinde bir çuval sarkmakta, önünde bir keçi... Az ötede ise varlık içinde yüzen Çamlık... Ufacık ilçede apayrı iki dünya... Tek ürün zeytin, üç-beş çamlıklının elinde... Halk işsiz ve aç...

2. Dünya Savaşı’nın ve tek parti olmanın olumsuzluklarıyla halktan kopanların partisi durumuna düşen CHP ise “mütegallibe”nin elindeydi. Neyin ne olduğunu bilerek ve hiç hayale kapılmadan DP'ye girdim. Halkla birlikte... 1950 seçimleri kazanıldıktan sonra, asıl ilginç olanı, belediye seçimlerine sıra geldi. Taraflar, açık bir biçimde, CHP-DP değil, “çamlıklılar” ve “yalınayaklar”dı. Halk başlıca Midilli, Rumeli ve Girit'ten gelme olup, Girit'teki 2 siyasi partiden biri “Karavanacılar”, öbürü “Yalınayaklar” dı. Yalınayaklar, başa da beni oturtmuşlar, kazandık. O gün halk Çamlık'a yürüdü.

Çamlık Gazinosu'nda Ticaret Bakanı Zühtü Velibeşe'den iki şey istediler. Asgari ücret tespiti ve kişi başına “Mübadil Hakkı” 20 ağaç zeytin... Bunlar insanca yaşayabilmenin asgari koşullarıydı. Çağdaş bir ülkede sıradan, demokratik isteklerdi. 1924 Mübadelesi' nde aldıkları 20'şer ağaç zeytin ise, 1929 Bunalımı' nda tanesi 1–1,5 liraya kadar düşürülerek ellerinden alınmıştı. Şimdi kendi zeytinliklerinde işçi olarak çalışıyorlardı. Velibeşe, yanındaki Avukat Vacit Asena'ya döndü: (Balıkesir Milletvekili olup, sonradan idamları istenen 15 kişilik Tahkikat Komisyonu Üyelerinden biri)

- Bu ne, Vacit Bey? Her şeye müsaade ederiz, ama buna asla!Ertesi sabah Edremit'ten bir askeri birlik getirilip köşebaşına birer süngülü dikildi. 14 Mayıs seçimlerinden hemen sonra, 16 Haziran'da Arapça ezan, Menderes'in “Siz isterseniz Hilafet” i bile getirebilirsiniz”, Bayar'ın “Küçük Amerika olacağız” deyişi... “Bu demokrasi! de bu kadarmış” deyip, istifayı bastım.

Şimdi de “Devlet küçülsün, “Zenginler kulübü büyüsün!”… Kimden yana? Gerici, teslimiyetçi AKP'nin arkasında TÜSİAD… Onun arkasında İMF… Onun da arkasında Bush'lara ÇUŞ'lara (Çokuluslu Şirketler) uzanan bir ihanet zinciri... İşbirlikçi başka nasıl olsun?

Bu yazı. 17 Ağustos 2004 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Görüş sayfasında Alpaslan Berktay'ın köşe yazısından kısaltılarak derlenmiştir.

Şubat 2011, Sayı: 23
 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

24/06/2018 Gün Ortalama:183  Bugün 62 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.166.233.99