Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

TÜRBANLININ KADININA DUR ERKEĞİNE GEÇ

            Biz alışmışız iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batırmaya. Türban konusu olunca yine biz kadınları sorgulamakla başlıyorum işe. Konunun öznesi kadın, konuyu tartışanlar ya da karar verenler erkek. Şimdi ben türbanlı kadın- kız kardeşlerime sormak istiyorum. Sevgili kadın ve kız kardeşlerim, erkeklerin sizi ve türbanınızı siyasi malzeme yapmalarını nasıl sindirebiliyorsunuz içinize? Neden sorununuza sahip çıkmaz, erkeklerin sizin üzerinizden ahkâm kesmelerine izin verirsiniz?

Türbanınızın sadece başınızı örttüğünü düşünüyorsun değil mi? Çok fazla yanılıyorsunuz oysa. Sizin türbanınız öyle büyük ki devletin AKP’lileşmesini, memleketin satılmasını, tüm kamu mallarının özelleştirilmesini, ırkçılığın artırılmasını, insanların işsizleştirilmesini, emek düşmanlığını, sömürüyü yani aklınıza gelebilecek ve bu vatana yapılacak bütün kötülükleri örtüyor. Aynen Kırmızı Başlıklı Kız’da ki kurdun başını örtüp onu sevimli büyük anneye dönüştürdüğü gibi. Oysa hepiniz bu masalı okumuşsunuzdur. Okudunuz da niye unuttunuz bu kurdun kötülüklerini? Masalda kurdun karnı yarılıp büyük anne ve küçük kız kurtuluyor ama yaşadığınız masal değil. Türbanlı kurt sizi yedi mi bir güzel sindirecek. Ama ben bir kadın olarak içime sindiremiyorum yaşadıklarınızı.

Sevgili türbanlı kız kardeşler, kadın arkadaşlar, sizin başınızı örttüren babalarınız, amcalarınız, ağabeyleriniz, eşleriniz eğer erkekse niçin her İslami siyasette sizi ortaya atarlar ve sonra kenara çekilip olanı biteni seyrederler? Siz onların önünde güvenlik duvarı gibi durmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Kadınlara bu kadar dokundurmak yeter diyorsunuz sanırım. Haksız da sayılmazsınız.

Sizin türbanınıza karşı çıkanlar, İmam Hatip liselerin mantar gibi türemesine karşı çıkmadılar.  Türban davasını yaratan tarikatlara, siyasi oluşumlara oy kaygılarından dolayı seyirci kaldılar. Kendini demokrat ya da solda görenleri bile Fettullah Gülen’den söz etmeyi onur saydılar. Onun açtığı okulları övenler de oldu. Yani sizi bu hale getirmekte elbirliği yapıp ne yazık ki başarılı oldular.

Şimdi farklı bir bakış açısı sunmak istiyorum.  Daha doğrusu farklı bir bakışı sorgulamanızı istiyorum. Şu an TBMM’nde, üniversitelerde, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda, mahkemelerde, kısacası tüm kamuya ait kurumlarda türbanlı kadınların düşüncesinde hatta daha da muhafazakâr kaç tane erkek var düşündünüz mü? Düşüncenin kadını- erkeği arasında fark olur mu? İdeolojide cinsiyet farkı olur mu? Ancak erkeği Cumhurbaşkanı, başbakan olurken, hatta Anayasa Mahkemesi’nin en üst görevine gelebilirken, kadını okuyamıyor. Kadınlarını bırakıp ne zaman erkeklerine dur denecek? Türban yasağı üzerinden beslenen siyasetçiler, görüntüleri çağdaş erkek imajı verdiği için mi türbanlıların erkekleri ile uğraşmıyor? Yoksa güçleri mi yetmiyor?

Bu soruların yanıtlarını siz okuyanların bulmasını diliyorum. Ancak şunu biliyorum ki kadınımızı eğitmezsek aydınlanamayız.

Havva TAYLAN

Sayı 22, Kasım 2010 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

16/01/2018 Gün Ortalama:142  Bugün 87 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.91.48.104