Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

Aslında

Ilıca, kült yapısı, Caddeler, sokaklar, köprüler, çeşmeler, yapı adaları, atelyeler, evler, mezarlıklar, …. yoktu.

Biz sadece zannettik,

9 yıl boyunca yüzlerce işçi çalışmadı.

Geceli gündüzlü onlarca zorlu macera yaşanmadı.

Hiç zehirlenmedik,

Ne cerenimo vardı ne de makarna,

400 metal tıp aleti çıkmamıştı,

Yüzlerce seramik tümlanmemişti,

10 bin sikke de bulunmamıştı,

Hepsi abartılmıştı.

Yüzlerce öğrenci orada yetişmemişti,

Binlerce kalabalık da korunması için gelmemişti,

Tarihsel değerlerin korunması için toplumsal duyarlılık hiç oluşmamıştı,

Oluşması da zaten hep tehlikeli görülmüştü,

Orası Roma Çağı’nda da tam da bu isimle ‘Paşa Ilıcası’ olarak biliniyordu,

Sıcak su filan da yoktu,

Şifalı sıcak su zaten hiç ama hiç olmamıştı,

Hiç kimse bu sularda şifa bulmamıştı,

Bunları iddia edenler yalan söylüyorlardı,

Dünya’nın en büyük ve en sağlam kalmış ılıcası tamamen safsataydı,

Başka bir yer 1. Derecede Arkeolojik Sit Alanı olmuştu.

Onlarca Mahkeme başka bir yer için karar almıştı.

Koruma kuruluna boşuna baskı yapılmıştı.

Danıştay boşuna yüksek kurulun kararlarını iptal etmişti.

İhaleler, mütahitler, taşaronlar…

Yazışmalar, mahkemeler, yürütmeyi durdurmalar, iptaller,

Mitingler, yüyüşler, kampanyalar, basın açıklamaları..

Binlerce dilekceler, sözlü başvurular,

Kitaplar, makaleler, şiirler, öyküler, masallar…

Onca aşk hiç yaşanmadı,

 

Paşaköy Fay Hattı diye bir şey hiç yoktu,

Bu bölgede deprem hiç olmamıştı,

Zaten deprem Allahın işiydi, yapılacak hiçbirşey yoktu,

Barajın flora ve faunaya hiç etkisi yoktu,

Suladığı kadar bir alanı zaten yok da etmiyordu.

Barajla ovaya su götürülecekti,

Köylü suya bedava ulaşacaktı,

Barajlar yakın zamanda özelleştirilmeyecekti,

İsteyen ihtiyacı kadar suya kavuşacaktı.

İstihdam sağlanacaktı,

Daha çok daha çok dometes üretilecekti.

Bölge halkı su götürülen köylüler! gibi zenginleşecekti.

Kestel Barajı’nda da olduğu gibi bolluk bereket olacaktı.

 

Evet, evet;

Etkili ve yetkili ihale veren büyük makam sahipleri,

Dediğiniz doğruydu,

Gördüğümüz sadece iki gavur taşıydı.

Biz bu ülkede sit kararının uygulanacağına dair bir rüya görmüştük.

Uluslarası antlaşmalara uyulacağını düşünmüştük.

Hatta ve hatta evrensel değerler içeren kültür politikasının olduğunu sanmıştık,

 

Yanılmışız.

Uyandırıldık.

Aslında Allianoi denen bir yer yoktu.

Zaten hiç olmamıştı,

Aslında bu sisli mevsimde, ortaya çıkartmanın gereği de yoktu…

 

Biz böyle Kültür Varlıklarımızı koruyorduk…

Dr. Ahmet YARAŞ

Allianoi (Tel Çitlerinin Önü), Bergama 2 Ekim 2010

Sayı 22, Kasım 2010 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

17/01/2018 Gün Ortalama:142  Bugün 13 Ziyaret var  Sitede 4 kişi var  IP:54.90.217.44