Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

NEDEN İRAN

Halkımızın büyük bölümünde bir korku var: İran gibi olmak. Suudi Arabistan gibi olmaktan korktuğunu söyleyene hiç rastlamadım. Bu durum halkımızın sağduyusu hakkında hiç de olumlu bir görüntü değil. Neden mi?

Birincisi, Suudi Arabistan’da çok insafsız bir monarşik şeriat rejimi yürürlükte. Suudiler kadın haklarında İran’dan çok geri; yüksek eğitim hakkını kadınlar daha yeni elde ettiler, o da erkeklerle aynı sınıflarda değil. Bir işyerinde çalışamıyorlar; otomobil kullanamıyorlar; hacca giden yabancı kadınlara dahi yanlarında bir eş ya da erkek aile ferdi bulundurma koşulu uygulanıyor. İran’da devrimin başından beri kadınlar çalıştı; yüksek eğitim gördü; yurtdışına dahi yalnız çıkabildi. Rejim muhalifi filmlerde dahi kadınlar saçlarını gösteren başörtüleriyle dolaşabiliyor; otomobil kullanabiliyor. Kadınların durumu bazı yörelerde gerçekten içler acısı, aynı bizde olduğu gibi. Geri kalmış yörelerde onların töreleri de bizimkiler gibi kadınlara karşı ilkel ve gaddar.

Gelelim ikinci ve en önemli konumuza. Türkiye’nin İslamlaştırılmasının parasal kaynağını bugüne kadar Suudi-Amerikan ortaklıklarının petrol gelirleri sağladı. ANAP döneminde ayrıcalıklardan yararlanan İslam bankalarını onlar kurup ülkenin ekonomik dengelerinin alt-üst edilmesine de yol açtılar… Düşük gelirli insanlar onların banka şubelerinin önlerinde kuyruğa girip, aldıkları sürekli gelir karşılığında eşlerinin, kızlarının başını bağlattılar. Yurtdışında çalışan işçilerimize musallat oludular; hatta Kenan Evren’in bilgisi dahilinde yurtdışındaki imamlarımızın maaşlarını ödediler. İran bu işlere hiç bulaşmadı; zaten Şii bir ülke din konusunda resmi mezhebi Sunni-Hanefi olan halkı etkileyebilir mi?

İran sonradan şeriat devleti olduğu için ona benzemekten korkuyorsak, bu yalnız bizi bağlar; İran’ın bizim İslamlaşmamızda katkısı olduğunu göstermez. Zaten İran bizim Arap ülkelerine benzeyip onlarla kendisine karşı birleşmemizi kendi çıkarı gereği isteyemez. Ayrıca sonradan şeriat kurallarını uygulayan tek ülke İran değil ve böyle ülkelerin, İran dışında, hemen hepsi ABD etkisinde devletler.

Öyleyse biz İran’dan neden korkuyoruz? Korkuyoruz çünkü ABD çıkarları öyle gerektiriyor. ABD İran’ı da kontrolü altına alırsa bütün dünyaya hükmedebileceğini biliyor. İran’ın zayıflatılması için önce Irak’ı saldırttı; İran’daki ABD muhalifi rejimi yıkamadı. Şimdi de “kurtla kuzu masalı”nı andıran nükleer

silah masalını İran’a uyarlıyor ve bizden tam destek istiyor; hem ekonomik boykot hem de muhtemel bir savaş durumu bağlamında. İran bizden aldığı küçük desteği de kaybederse çok yalnızlaşıp büyük ödünler vermek zorunda kalacağını bilir. Bölgede güçsüzleşen ya da ABD’ye teslim olan her mazlum devletin kaderinin bizim de uluslar arası arenada direnme gücümüzü azaltacağını unutmayarak dengelerin kurulması bugün belki her zamandan daha da önemli.

Ayşe S. KIRIKOĞLU

Eylül 2010, Sayı: 21 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

Duplicate entry '1529839219' for key 'PRIMARY'