Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

Eğitime Eleştirel Bakış

2008-2009 öğretim yılı da sorunlarla  başladı.14milyon öğrenci ile 600.000  öğretmen ders başı yaptı.Eğitimin sorunları azalacağı yerde, katlanarak  devam etmektedir.Bu eğitimle çocuklarımız, ülkemiz  nereye gidiyor ? sorusunu herkes kendine sormalıdır.Bu güne kadaröğrencilerin sesleri, eğitim emekçilerinin  talepleri duymazlıktan gelinmiştir.
AKP  iktidarının son 6 yıllık iktidarı boyunca  eğitim  alanında yapmış olduklarına bir göz atarsak,şöyle bir tablo  ile karşılaşabiliriz.
Siyasi  kadrolaşma,
Kamu kaynakları ile  özel okulları desteklemek,
Eğitimi paralı hale getirme çabaları,eğitimi özelleştirme,
Eğitimi gericileştirmek,dinselleştirmek.
Öğretim programını  ve  ders kitaplarını  değiştirmek.
Türkiye’de yıllardır uygulanan eğitimde özelleştirme politikaları,AKP iktidarı ile daha da hızlanmıştır.Eğitimin yükü devletin sorumluluğunda olması gerekirken ,büyük oranda velilerin sırtına yıkılmıştır.Kamusal,  parasız eğitim hakkı , geçersiz hale getirilmiştir...Eğitimin özelleştirilmesi ile halk çocuklarına  okulların kapıları kapatılacaktır.Bunun ilk örneklerini şimdiden görebilmekteyiz.Okula iyi  bir  bağış yapan veli ,çocuğunu istediği okula kayıt  yaptırabilmekte,hatta  ,öğretmeni  bile  seçebilmektedir.
Öğrenci sayısı her yıl belli oranda  artmasına karşın , okul,derslik ve öğretmen sayısı  bu artışın  gerisinde  kalmıştır.Her yıl ,emekli olan öğretmen sayısının ancak yarısı kadar kadrolu öğretmen atanmaktadır.Kalan açıklar  sözleşmeli veya ücretli öğretmen alımı ile çözülmeye çalışılmaktadır.
Mevcut  kadrolu  öğretmenler de geleceklerinden kaygılıdır. Çünkü, kadrolu öğretmenleri de sözleşmeli yapmak istiyorlar.Bunun için Personel Rejimi Yasası hazırlanmıştır.Bu yasa ile 657  ortadan kalkarken , güvencesi de yok olmaktadır.
.Sözleşmeli,ücretli öğretmen görevlendirme uygulamalarına son verilmelidir.Tüm çalışanlar  kadrolu olarak  çalıştırılmalıdır.
Tüm kurumlarda olduğu gibi, eğitim kurumlarında da kayırmacılık devam etmektedir. Ayvalık ‘ta da durum diğer yerlerden farklı değildir.AKP’ye yakınlık  gösterenler  veya , AKP’ye yakın  sendikalara  üye olanlar ,müdür, müdür yardımcısı olarak  atanmaktadır.                                                                                                                           Bu atama ve görevlendirmelerde  yetenek  ve liyakatın göz  önünde tutulduğunu ne yazık ki  düşünemiyoruz  . Yönetmelikler zorlanarakbazen de dışına çıkılarak yapılan atama veya  görevlendirmelerle  eğitim öğretim faaliyeti  ne derece sağlıklı yürütülebilir? Atamalarda  liyakat  ,mesleki bilgi ,beceri, tecrübe ve mesleki  etik  değerler  neden göz önünde  bulundurulmuyor? Bu   sorulara  bizce olumlu yanıt  vermek mümkün değildir.
Okullarda öğrenci  ve velilerden bağış ,katkı payı ,karne ,temizlik,kırtasiye ,bilgisayar vb. adlarla para toplanmaktadır.Eğitim, büyük çapta  paralı hale gelmiştir.Eğitimin maliyeti büyük oranda velinin sırtına   yıkılmıştır.Böyle giderse, bu gidişi  durduramazsak ,gelecekte ,öğretmenin ücretini de  velinin sırtına yükleyeceklerini şimdiden söyleyebiliriz.
Ders kitapları ise bilgiden uzak ,gereksiz bölüm ve resimlerle donatılmıştır.Kitaplarda ön açıcı , aydınlatıcı   bilgi yoktur.Öğrenciler kitaplardan gerektiği  gibi yararlanamamaktadır..Bu öğretim programı ve kitaplar  çocuklarımızı aptallaştırmaktan başka bir işe yaramamaktadır.Kendine güveni olmayan ,kendi kültürüne yabancı ,ABD ve AB hayranı , tüketici ve dilenci bir toplum yaratılmaktadır.Bu program uygulamaya geçeli  okullarda  kağıt tüketimi yüzde beş yüz artmıştır.Veliye yüklenen  masraf çoğalmıştır. Bu ülke kaynaklarının israf edilmesi değil midir?
Kitapların  içerikleri yeniden gözden geçirilerek,üniversite ve eğitim örgütlerinin görüşleri de alınarak , yeniden basılıp  dağıtılmalıdır.Bu  programdan  da , çocuklarımıza daha fazla zarar vermeden geri dönülmelidir.
Eğitim çalışanlarının ekonomik durumları da söylendiği gibi pek iç açıcı değildir.
Yüzdelik zamlarla ve  toplu görüşme komedisi ile  çalışanlarla alay edilmektedir.Çalışanların ekonomik ,demokratik ve özlük hakların geliştirilmesi için  çalışanlarla  toplu sözleşme yapılmalıdır.
Çalışma yaşamında , yönetici atma ve görevlendirmelerde liyakatin ve yeteneğin ön plana çıkmasını; 2005 yılında uygulamaya konulan İlköğretim  programının  kaldırılmasını,  eski programın yenilenerek tekrar uygulamaya konulmasını istiyoruz .
Sorunu çözmek istiyorsak ,eğitim sistemini sorgulamalı,değiştirmek için mücadele etmeliyiz.Sistem aynı kaldığı sürece Ali gider Veli gelir. Sonuç değişmez.
Özelde veliler, genelde tüm halk, sorunlara sahip çıkmazsa , bu sorunların katlanarak devam edeceğini ve canlarının yanacağını şimdiden  hatırlatırım.
Sorunları çözmek için bir araya gelmeliyiz.Önce kendimizi aydınlatmalı , sonra öğrencilerimizi ve halkımızı aydınlatmalıyız.Öğretmenin  aydınlatma görevi olduğunu  unutmayalım.Taşı delen suyun gücü değil,damlaların sürekliliğidir.Bizler ,parasız, bilimsel,demokratik ve  laik  eğitimden  yanayız. Eğitimin sorunlarını çözmek için, bütün olumsuzluklara  rağmen, Eğitim- Sen mücadele ediyor,etmeye de devam edecektir.

 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

19/06/2018 Gün Ortalama:182  Bugün 23 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.166.141.12