Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

Karaayıt a su nasıl geldi

Bu, sularını maden şirketine peşkeş çekenlere karşı verdikleri mücadeleyi kazanan Karaayıt köyünün zafer hikâyesidir. Onlara destek olan ve adım adım yol gösteren Papalina, örnek olsun ve ilçe tarihine kazınsın diye bu Nasrettin Hocalık hikâyeyi ayrıntısıyla yazdı.

Üç yıl kadar önce Karaayıt'ta demir zenginleştirme tesisiyle ilgili ilk çalışmalar yapılmaya başladı. Elbette sessiz sedasız. Sonra bir gün diğer üç köyle birlikte Karaayıt'ın suyu kesiliverdi. Su ortak kuyudan bir elektrik pompasıyla köylere pompalanıyordu. Elektrik pompasının TEDAŞ'a borcu vardı bu nedenle elektrik kesilmiş, doğal olarak su da kesilmişti. Sorup soruşturuldu. O zamanki Muhtar Rahmi Kırca, köylülerin su parasını ödemediklerini söyledi. Köylüler ise ısrarla parayı verdiklerini ama muhtarın ve özel idarenin parayı farklı harcama kalemlerinde kullandıklarını söylediler. O zamanki Kaymakam da muhtarı doğruladı.

TEDAŞ ise elektrik borcunun lfaiziyle birliklte100 bin liraya yaklaştığını ve bu fatura ödenmeden suyun bağlanamayacağını söyledi.

Tam bu sırada diğer üç köyün sakinleri kendi artezyen kuyularını kazdılar, pompalarını kurdular ve kendi sularına kavuştular. Karaayıt köyü de aynı şekilde kendi kuyusunu açmak istedi. Ama onlara "Elektrik borcunuz varken başka kuyu kazsanız bile pompa için elektrik aboneliği alamazsınız" dendi. Bunu diyen birTEDAŞ "yetkilisi" idi. Halbuki Ayvalık Belediyesi'nin Altınova Su Santraline milyonlarca lira borcu olduğu halde TEDAŞ buradaki elektriği kesmemekteydi.

Aynı günlerde yerel seçim arifesinde Deniz Baykal Ayvalık'a gelmişti. CHP Ayvalık ilçe yönetimi de genel başkanlarına gösteriş için Karaayıt köylülerini mitinge götürmüş ve büyük "aferin" almıştı. Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen de köye bir kuyu kazdıracağına söz verip durmuştu. Tabii hiçbir şey yapmadı.

Suyun başını tutanlar

 

B sırada Ayvalık Çevre Hakları Platformu, Ayvalık Belediyesi'nden konuyla ilgili görüşmek üzere randevu talebinde bulunmuş ama randevu alamamıştı. Yine peş peşe Ayvalık İlçe Özel İdare'ye ve Balıkesir İl Özel İdare'ye başvurulmuş ama sonuç alınamamıştı.

Nihayet yerel seçimler yapıldı. Karaayıt'ta maden yanlısı muhtar kaybetti. Ayvalık Belediye Başkanı koltuğunu korudu. MHP'den, Zıraat Odası başkanı Yusuf Şen İl Genel Meclisi'ne seçildi. Kendisiyle konuyu görüştüğümüzde bize "Su parası ödenmeden su verilemez" dedi. Bilindiği gibi MHP'nin ilçe başkanı aynı zamanda elektrik mühendisi olan Oğuz Bozkurt'tur ve kendisi maden işletmesinin elektrik işlerini yapmaktadır.

Diğer taraftan AKP ilçe başkanı Melih Çakırca da kendisine konu getirildiğinde "Para ödenmeden su verilemez" diyordu. CHP'den ise hiç bahsetmeyelim. Konuyu dinlemek bile istemediler.

Ardından maden şirketi köye iki adet kuyu açtı. Bu kuyular için daha önceki muhtarla gayri hukuki bir sözleşme de imzalamıştı. Maden şirketi, dolaylı olarak, madene rıza göstermesi halinde köyün suyu bedavaya alacağını söylüyordu. Ama umulan olmadı ve köylü maden şirketinin desteklediği muhtar adaylarını seçmedi.

En nihayet iki ay önce Karaayıt'ta Ayvalık Çevre Hakları Platformu bir toplantı düzenledi. Toplantıda konuşan Jeoloji Mühendisi Erhan İçöz, ne suretle olursa olsun köyün susuz bırakılamayacağını, maden şirketinin köy arazisi üzerinde açtığı kuyuların yasalar uyarınca köye ait olduğunu ve köy muhtarlığının DSİ'den bu kuyuların ruhsatını talep ettiği anda kuyuların bedelsiz olarak köye devredileceğini belirtti.

Bu gelişme üzerine köy muhtarlığı kuyuların köye tahsisi için DSİ'ye başvurmaya hazırlanıyordu ki, nasıl olduysa birdenbire CHP ve AKP'liler harekete geçtiler, birkaç haftalık çaba ile su bağlanıverdi. Su borcu da gazetelere göre "yeniden yapılandırıldı", muhtara söylenene göre ise iptal edildi.

İşin gerçeği maden şirketinin açtırdığı su kuyularına köy muhtarlığının el koyma hakkı olduğunun ortaya çıkmasıydı. Bunu başaran da Ayvalık Çevre Hakları Platformu'ydu..

CHP, AKP ve MHP şimdi suyu kimin getirdiğini tartışıyorlar kendi aralarında.

Olsun varsın su geldi ya. Karaayıt Köylüleri bu sıcak havalarda bir salgın tehdidinden kurtuldular ya, bu bize yeter.

 

 

Gazeteciye sorgulama Ayvalıklı gazeteci Nilgün Kaya, söz konusu maden şirketinin şikâyeti üzerineAyvalık Jandarma Komutanlığınca sorgulandı. Kaya'nın, Ayvalık Çevre Hakları Platformu ve EGEÇEP'in Karaayıt'ta düzenlediği toplantı sonrasında bir grup köylü kadınla jandarma sahasma izinsiz girdiği ve şirketin mallarına zarar verdiği öne sürüldü. Nilgün Kaya ise, "Suç uydurmanın ciddi yaptırımları var, konuyla ilgili yasal haklarımı kullanacağım" dedi. 


Temmuz 2009, Sayı 9 Temmuz 2009, Sayı 9

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

23/06/2018 Gün Ortalama:183  Bugün 30 Ziyaret var  Sitede 2 kişi var  IP:54.166.141.12