Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

AYVALIK TA DENİZ KİRLİLİĞE TESLİM OLMAK ÜZERE

Eskiler, iç denizde nasıl kocaman mercan yakaladıklarını, denizden çıkardıkları midyeleri nasıl saçta pişirip yediklerini, Cunda sahillerinde nasıl bir yandan yüzüp, bir yandan da karadikenlerle karın doyurduklarını anlatır. Hani eski dediysek çok değil, topu-topu 20-30 yıl önceden bahsediyoruz. Ola ki şimdilerde yanlışlıkla bir mercan takılırsa oltanıza, bu mercanın yol bilmezliğindendir. Yoksa denizimizin temizliğinden değil. Bu yolunu şaşırmış salak mercana bakıp denizimiz ne de temiz demeyesiniz sakın!

Ayvalık iç denizi ölmek üzere. Artan deniz kirliliği ekosistemde geri dönüşümü mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir. Sadece iç deniz değil, tüm körfez hızla kirleniyor. Kirlilik sonuçta hepimizi çok ama çok yakından ilgilendiriyor. En ilgisiz olanımıza bile girilecek temiz bir plaj lazım. Sadece bu kadar mı? Elbette değil. Kirlilik ekosistemde yarattığı tahribatın yanı sıra, turizmin sona ermesine, balıkçılığın bitmesine de neden olacak. Bunun ipuçlarını şimdiden fazlasıyla görüyoruz zaten. Biz görüyoruz ama yetkililer de görüyor mu, onu bilmiyoruz. Görüyorlarsa da sorunun aciliyetinin ne kadar farkındalar, emin değiliz.

KİRLİLİĞE KİM NEDEN OLUYOR

Ayvalık iç denizi ve Edremit Körfezindeki kirliliğin nedenleri aslında aynı.

  1. Kent kanalizasyon şebekelerinin arıtılmadan direk denize verilmesi. Körfezde ise tüm belediyeler, ( Burhaniye hariç ) kanalizasyon ve atık sularını arıtmadan denize vermektedirler.

  2. Liman, marina vb. tesislerle, turistik amaçlı gezi tekneleri ve yatların atık sularının sebep olduğu kirlilik.

  3. Kent dışında kalan ve ortak kanalizasyon şebekesine bağlı olmayan otel, plaj, site, kooperatif, vb. ile sanai sitelerinin atık suları ve kanalizasyon şebekelerinin doğrudan denize dökülmesi.( Ayvalık Sanai Sitesinde arıtma tesisi bulunmaktadır.)

  4. Vidanjörlerin atıklarını direk denize boşaltmaları.

  5. Akarsularla gelen kirlilik.

Görüldüğü gibi sorunun ana kaynağını, gerekli önlemleri almayan ve arıtma tesislerini yapmayan belediyeler ile gerekli kontrolleri yapmayan devlet kurumları oluşturuyor.

İÇ DENİZİMİZDE DURUM İÇLER ACISI

Kirlilik Ayvalık iç denizinde vahim sonuçlara yol açmak üzere. Kıyının birçok yerinde artık kokudan yürüyemez hale geldik. Meydan - marina arası, Armutçuk parkının bir bölümü, yeni Gümrük binasının olduğu alan, Şirinkent’in bir kısmı, Cunda yolunun bazı bölümleri kokudan geçilmiyor. Başkan ben lisedeyken de aynıydı dese de, başkanın sınıf arkadaşları da tersini söylüyor. Çamlık arkasındaki koylar ile Şeytan Sofrası tarafları artık neredeyse bataklık haline geldi ve denize girmek yürek istiyor. Birçok yer artık bulanık bir hal almış durumda.

Lağım sularının kaçak olarak denize verilmesi ise ayrı bir facia. Bu konuda görüştüğümüz Belediyeden bir yetkili: ‘Ayvalık’taki alt yapı 70’li yılların başında yapıldı. Süreçte oluşacak nüfus artışı hesap edilmedi. Bu yüzden şebeke artık yükü kaldırmıyor, eğer sistemden denize boşaltma yapılmazsa logarlarda taşma olur, bu da sokakları kanalizasyon sularının basması demektir. Bu yüzden mecburen denize veriyoruz. Siz de gelseniz bunu yapmak zorundasınız ‘ dedi.

2007 Yılında Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi ve Deniz Temiz Derneği İzmir Şubesi’nin koordinesiyle gönüllü 16 balıkçı tarafından Marina ile Liman Başkanlığı arasında yapılan dalışlar sonucunda: ‘deniz dibinin bataklığa dönüştüğü, çamurla kaplanmaya başladığı, canlı hayatın bu alanda neredeyse bitmekte olduğu’ tespitleri yapılarak bir an önce önlem alınması istenmiş, ancak yine bir ses seda çıkmamış.Geçen süre içinde durum giderek daha kötüleşmektedir.

AYVALIK’TA ARITMA TESİSİ VAR MI?

KANALİZASYON SULARI NEREYE GİDİYOR?

İlçemizde herkes bir kafadan konuşuyor. Sorduğumuz bir çok vatandaş arıtma tesisi var mı sorumuza doğru düzgün yanıt veremedi. Terminal yakınındaki pompa tesisi, arıtma diye yutturulmuş bir çok kimseye. Oysa Ayvalık lağım suları buradan pompalanarak Engürü açıklarından ( 1000 m. mesafeden ) Edremit körfezine verilmektedir. Hiçbir arıtma yapılmadan. Çözüm artık kendini dayatmaktadır. Bunun adı da Biyolojik Arıtma Tesisidir.

KİRLİLİK SORUNU NASIL ÇÖZÜLEBİLİR?

Edremit körfezindeki kirlilik tek başına Ayvalık Belediyesinin Arıtma tesisi yapmasıyla çözülecek bir sorun değildir. Çözüm ortak olmalıdır. Öncelikle:

  • Ayvalık Belediyesi, Körfez Belediyeler Birliğine girerek ortak çözümü dayatmalıdır. Ayvalık Belediyesinin sorunu tek başına çözemeyeceği açıktır. Birlikte adım atılarak, siyasal iktidar zorlanarak, dışardan fonlar araştırılarak çözüm yolları aranmalıdır. Körfezdeki tüm yerleşim yerlerinin biyolojik arıtma tesisi kurması gerekmektedir. En can alıcı sorun budur.

  • Liman, marina, çekek yerleri vb. tesisler denetlenmelidir. Gezi tekneleri ve yatların atık suları ve sintinelerinin nereye boşaltıldığı kontrol edilmelidir. Vidanjörler sıkı takip altına alınmalıdır. ‘Gemilerden Atık Alınması ve Atık Kontrol Yönetmeliği’ artık hayata geçirilmelidir. Bunun için özel depolama tesisleri yapılmalıdır.

  • Körfez bölgesindeki kıyılarda yer alan ve merkezi kanalizasyon sistemine bağlanmamış olan otel, eğlence yerleri, plaj, vb. tesisler ile, siteler, sanai siteleri ve küçük yerleşim alanlarının atık suları ve kanalizasyonlarını nereye döktükleri kontrol altına alınarak özel depolama sistemleri kurmaları, ya da arıtma tesisi oluşturmaları sağlanmalıdır.

  • Ayvalık iç denizi açısından ise yeni çözümler düşünülmelidir. Bunun için de üsttekilere ek olarak :1-Lale Adası ile Ayvalık’ı birbirine bağlayan yol, iç denizdeki sirkülasyonu engellemektedir. Yol altındaki menfezler tıkandığı için az da olsa var olan sirkülasyon tamamıyla durmuştur. Bu yolun yeniden ele alınması, ya da buraya köprü yapılması çözüm olabilir. 2- Özellikle Paşa Limanı arkası ve Şeytan sofrası taraflarına gidildikçe iç denizin neredeyse artık bittiği görülebilir. Bazı koyların bataklık haline geldiği, sularının çok bulanık olduğu, denize girmenin yürek istediği bilinmektedir. Buna engel olmak için yeni sirkülasyon alanları yaratılmalıdır. Bu konuda daha önce Ulaştırma Bakanlığı tarafından projelendirilen, Küçükköy Belediyesi imar planında da yer alan ’Kanal Projesi‘ çözüm olabilir. ( Şeytan Sofrası mevkiinden dış denize açılacak bir kanal )

Bu önlemler alınmazsa kısa bir süre sonra Ayvalık’ta turizm ve balıkçılığa elveda dememiz gerekecek. Bitmiş bir ekosistem, lağım kokan ve tutulacak balık kalmamış bir deniz bizi bekliyor. Deniz kurtarılmadan ne balıkçılık ne de turizm kurtarılabilir. Bunun için de belediyeler, diğer kamu kuruluşları, mülki amirler ve sivil toplum örgütleri el ele vermelidirler.  

Şükrü KAYGISIZ 

Ağustos2009, Sayı 10

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

16/01/2018 Gün Ortalama:142  Bugün 88 Ziyaret var  Sitede 2 kişi var  IP:54.91.48.104