Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

Sağlıkta Reform Dedikleri

Balıkesir SES Şubesi Örgütlenme Sekreteri Birsen SEYHAN

AKP iktidarı, uluslarası sermayenin isteği doğrultusunda emek ve halk düşmanı " yeni liberal" politikaları sürdürmektedir.Kamu kurumlarını ve kamu hizmetlerini tasfiye etmeye yönelik olarak Kamu Yönetimi Temel Kanunu, Kamu Personel Yasası, Yerel Yönetimler Yasası, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası ile hedeflenen değişiklikler birbiriyle iç içe geçen düzenlemelerdir.

AKP hükümetinin, en büyük çaplı toplumsal saldırısı sağlık ve sosyal güvenliğin finansmanına ciddi bir müdahaleyi hedefleyen 5510 sayılı SSGSS yasasının çıkarıymasıdır.

1 Ekim de yürürlüğe giren yasayla sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerinin kamusal yanı yok sayılmakta ve bu hizmetler temel bir hak olmaktan çıkarılarak ticarileştirilmektedir.

Emeklilik yaşından, prim ödeme gün sayısına, sağlık alanında getirdiği değişikliklerle bir çok şeyi değiştirecek olan yasa, çalışma hayatında da bir çok yeniliği beraberinde getirecek.

Çıkarılan yasayla herkesin sağlık hizmetinden eşit yararlanacağı yalandır. İşsizler, kayıt dışı çalışanlar, primini ödeyemeyenler ( esnaf, çiftçi), 18 yaşını doldurmuş ancak çalışmayan kız çocukları bu yasadan yararlanamayacaktır.

Yoksullar için" korkmasınlar primlerini devlet ödeyecek" diyen AKP iktidarı, yasa taslağında yoksulluğun üst sınırını asgari ücretin 1/3 ü (ortalama 135 YTL ) olarak belirlemiştir.

Primini ödeyenler de tam bir hizmet alamayacaklar. Bir çok işlem için vatandaşın elini cebine atması gerekecek." Örn; şu kadar para yatırırsan acısız, kanamasız safra kesesi ameliyatı kapalı usul olursun, parayı yatırmazsan yukarıdan aşağı kesilerek açık ameliyat olursun." Belki hastanelerde artık rehin kalma diye bir şey de olmayacak. Çünkü hastaneye giremeyecek. Girişte bakılacak; primi ödenmiş mi, prim borcu var mı, ona göre alınacak.

Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği ile muayene ücretleri % 50 ila % 500 arasında arttırıldı. Söz konusu tebliğ ile daha önce tüm hastanelerde 2 YTL olan muayene ücretleri; ikinci basamak resmi sağlık kurumlarında 3 YTL. Eğitim ve araştırma hastanelerinde 4 YTL, üniversite hastanelerinde 6 YTL, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında 10 YTL olmak üzere ( katkı payı) belirlenmiştir. Bu ücretler eczaneler kanalıyla tahsil edilmektedir. Bu uygulamayla eczacı ile halk karşı karşıya bırakılmaktadır. (Örneğin; hasta 2 YTL'lik bir ilaç yazdırmış olsa bile bir o kadar ya da daha fazla katkı payı vermek zorundadır.)

Türkiye'de daha önceden sosyal güvenlik kurumları sağlık hizmetlerini iki biçimde veriyordu. SSK kendi hizmetlerini veriyordu. Emekli Sandığı ve Bağ-Kur çok ihtiyaç duyduğu hallerde özel hastanelerden hizmet alıyordu. Bu nedenle sigortalar kamu sağlık kurumlarını muhatap alıyordu. Bu yasaya göre kamu ve özel sağlık sektörü eşit duruma geldi. Ortada bir havuz var ve herkesin primiyle ve katılım payıyla doluyor ve kamu hastanesi de özel hastane de o havuzdan hizmet vererek parasını alıyor.

Bu bir yarışın başlangıcıdır. Piyasa koşullarında kamu sektörünün yarışmayı kazanma şansı yok denecek kadar azdır. Özel sağlık sektörü kendi politikalarıyla daha da büyürken, bu koşullarda kamu daha da gerileyecektir. Bu işlerden karlı çıkan özel sağlık şirketleri olacaktır.

Türkiye'de giderek yabancı ortaklığa giren özel sağlık sektörü kazançlı çıkacak. Hekimlikle ve sağlık alanıyla ilgisi olmayan girişimci; nalburluğu, inşaatcılığı bırakıp özel hastane açtılar. Bu yasa ilaç tüketimini arttıracağı için, gerçek kazananlardan birisi de ilaç tekelleri olacaktır.

Yasa IMF, DB ve özel hastane patronlarının yasasıdır. Sağlık bir hak olmaktan çıkarılıp yalnızca prim ödeyenlerin yararlanacağı, parası olmayanın kaderine terk edileceği bir hale getirilmektedir. Bütçeden finanse edilmesi gereken sağlık ve sosyal hizmetlerinin sigorta ve cepten ödemelerle finanse edilmesi dayatılmaktadır. Bu yasalarla sağlık çalışanları da geleceksizleştirilmektedir. Esnek çalışma, aşırı iş yükü ve sözleşmelilik esasına dayalı güvencesiz çalışma dayatılmaktadır.

Bizler " Sağlık Haktır ve Sağlık Hakkı için nüfus cüzdani yeterli olsun” diyoruz. 

Kasım 2008, Sayı 1

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

17/01/2018 Gün Ortalama:142  Bugün 21 Ziyaret var  Sitede 2 kişi var  IP:54.242.115.30