Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

MAHALLE Mİ KONSERVATUAR MI

Sevgili Papalina okurları, anımsayacağınız gibi geçen ayki sayımızda sizlere Hamdibey Mahallesi’ni tanıtırken, mahallenin renkli kişiliklerinden söz etmiştik ve o kişileri bu sayımızda sizlere tanıtma sözünü vermiştik. İşte bu sayımızda Hamdibey Mahallesi’nin en renkli kişileri olan müzisyenleri ile görüştük. Onlarla Karagöz Sanat Evi’nde buluştuk. Görüşmeyi, Hüseyin Çelikyay, Murat Yüzey ve Aykut Güler ile yaptık. Maksat muhabbet dedik ve söyleşimize başladık.

Papalina: Hamdibey Mahallesi, yetiştirdiği müzisyenleri ile ön plana çıkmaktadır. Mahallenizden çıkan ve bugün aramızda olmayan saz sanatçılarını yâd etmek ve onları bugünkü gençlere de tanıtmak amacıyla bize anımsayabildiklerinizin isimlerini söyleyebilir misiniz?

Hüseyin Çelikyay: Unuttuklarım olursa yakınlarından şimdiden çok özür dilerim. Klarnet üstadı Lütfü Güler, Selahattin Hızlı, Yılmaz Yıldız, Pırdık Mehmet, Yaşar Gümüş udi Nail Ortanallama, Kazım Çanakoğlu, ritim üstadı Erdoğan Kandemir, zurnacı Ethem Zeybek, davul üstadı Erdoğan Görgülü, Bayram Gümüş geliyor hemen aklıma. Ayrıca hanım sanatçılarımız da vardı. Örneğin Kaleli Emine, Yaşko, Fatma(soyadlarını anımsayamadım), Fatma Yıldız. Bu hanımlar tef çalardı. Ne yazık ki mahallemizde bugün kadın saz sanatçımız hiç yok.

Papalina: Hepsini saygıyla anıyoruz. Onların emekleri nice insanların düğünlerini, kına gecelerini şenlendirdi. Şimdi mahallenizde bugün halen müzik yapan sanatçılarımızı söyler misiniz?

Hüseyin Çelikyay: Önce keman çalanlarla başlayalım. Ben hem keman çalıyorum hem de hocalık yapıyorum. Benim dışımda Erol Güler, Murat Yüzey, Polat Yıldız, Uğur Çanakoğlu, Mert Güler, Ersin Kandemir; udiler Bahattin Güler, Ayhan Çanakoğlu, Rafet Taşkara; kanun Baki Güler; ritim Cüneyt Pirzola, Lütfi Çelikyay, Hüseyin Zeybek, Mehmet Pirzola, Tarık Yıldız, Yüksel Kandemir; davul Fettullah Sat, Erhan Kuşçu; klavye Aykut Güler, Yaşar Sat, Talat Yıldız.

Papalina: Bu kadar sanatçı ismini bir arada görünce insan, mahalle mi konservatuar mı demekten kendini alamıyor. Bu kadar büyük yetenekleriniz varken müzik yapma konusunda ne gibi talepleriniz var?

Hüseyin Çelikyay: Öncelikle bir müzik derneği oluşturup var olan yeteneklerimizi, eğitimle pekiştirmek istiyoruz. Şu an bir derneğimiz ya da çalışabileceğimiz bir yer olmadığı için ben derslerimi evimde yapıyorum. Öğrencilerimin ensturman giderlerini elimden geldiğince kendim karşılamaya çalışıyorum. Ancak dernek ya da eğitim yeri olarak kullanacağımız bir mekânı kiralama gücümüz yok.

Papalina: Mahallenizde, belediyenin size gösterebileceği bir yer var mı?

Hüseyin Çelikyay: Evet var. Eğer belediye yöneticileri de uygun görürse mahallemizden taşınan eski sağlık ocağının yeri ya da spor tesisinin üstü olabilir. Sizin aracılığınızla Belediye Başkanımıza buradan taleplerimizi iletiyoruz.

Papalina: Mahalledeki çocukların eğitimi ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

Hüseyin Çelikyay: Çocukların eğitim tarafının eksik bırakıldığını düşünüyorum. Mahalleden gerçek müzik eğitimi alan tek kişi benim. İzmir’de TRT radyosunda eğitim aldım. Burada çocuklar sadece ilköğretimi oluyorlar. Daha sonra çalışmak zorundalar. Çünkü onların kazanacağı paraya ailenin ihtiyacı var. Her ana, baba çocuğunu okutmak ister ama parasızlık buna engel oluyor.

Bu arada sohbetimizin üzerine tiyatro sanatçısı Şeref Çetin geldi. Hamdibey Mahallesi’nde Sokak tiyatrosu sunmuş. Yorgun ve mutluydu. Bize “En iyi tiyatro izleyicisini bu mahallede buldum.”dedi. Hemen orada mahalleli için bir proje önerdi. “Doğal halktan oyuncu adayları seçilip kendi yaşamları oyunlaştırılıp Avrupa Birliği Fonlarıyla konu geliştirilebilir.”dedi

Papalina: Sayın Veysel Öztürk, bize Fransa gezisi hakkında bilgi verir misiniz?

Veysel Öztürk: Kardeşim Kenan Öztürk, Paris Belediyesi’nde müzik kolunu yöneten bir müzikologdur.

Keşan’dan Rüstem Çemberli ve Ayvalık’taki Roman arkadaşlarımızla (Cüneyt, FettullahCesur, Salih, Yaşar) hep birlikte Paris’e beş belediyenin konuğu olarak gidildi. Önce bir okulda konser verdik. Oradaki öğrenciler sanatçılarımızın önünde nota sehpası göremedikleri için çok şaşırdılar. “Hiçbir yere bakmadan nasıl çalabiliyorlar?” diye sordular. Ezbere çaldıklarını söylediğimizde inanmakta zorlandılar. Daha sonra etkinliğe katılan tüm sanatçılarla bir akşam yemeği yenildi. O yemekte tüm gruplardan oluşan 40 kişilik bir orkestra doğaçlama olarak bir araya geldi. Cesur arkadaşımız saksafonla 40 kişiyi yönetti. Ekibimiz çok büyük ilgi gördü. Ben bile onların çok büyük yetenekler olduğunu orada daha iyi anladım.

Ancak beni üzen olay, biz Karagöz Sanat Evi adına hiçbir şey beklemiyoruz. Ama bu arkadaşlarımız, bizleri orada mükemmel bir şekilde temsil ettiği için bir teşekkürü hak etmişlerdi sanırım.

Papalina: Bu çalışmaların devamı gelecek mi?

Veysel Öztürk: Kenan Öztürk, başvurularını devam ettiriyor. Başka bir projeyle yine Paris’e gidilecek.

Papalina: Sizler Ayvalık’ta ne gibi etkinlikler düşünüyorsunuz?

Hüseyin Çelikyay: Hıdrellez’ de bir Roman şenliği yapmak isteriz. Belki de bu şenliği festivale dönüştürürüz. Bir Belediye Konservatuarı olsa, bizler bu doğal yeteneklerimizle düşünülenin üzerinde başarılar getireceğimize inanıyoruz. Ayrıca belediyemizden yerel sanatçılarla da bir festival düzenlemesini bekliyoruz. Paris’te sunduklarımızı Ayvalık halkıyla da paylaşmak isteriz.

Papalina: Sanat adına var olan Karagöz Sanat Evi’nde sanat konuşmak gerçekten çok keyifliydi. Saz sanatçısı dostlara ve ev sahibi Veysel Öztürk’e,sanat heyecanını hep canlı tutan Şeref Çetin’ çok teşekkür ederiz. Hepimizin amacı, Ayvalık’ı daha güzel yerlere getirmektir.  

Havva TAYLAN- Ali AÇAN

 

KÖYDEKİ DÜĞÜN ÇALGICILIĞINDAN SAHNE MÜZİSYENLİĞİNE GEÇİŞ

Merhum klarnet üstadı Lütfü Bey 1930 yılında Ayvalık Hamdi Bey Mahallesinde dünyaya gelmiştir. Ailesi tarımla uğraşan Lütfü Bey müziğe gönül verip babası Hüseyin Efendi’den kendisine bir klarnet almasını istemiş. 15 yaşında klarnet öğrenimine başlayan Lütfü Bey, vatani görevini bando bölüğünde klarnet çalarak tamamladıktan sonra Ayvalık ve civar köylerdeki düğün, nişan ve sünnet törenlerinde birkaç arkadaşı ile çalgıcılığa başlar. İçindeki müzik tutkusu Lütfü Beyi fasıl topluluğuna iter. Lütfü Bey gibi fasıl grubuna gönül veren udi Nail Bey ile el ele vererek ve de fasıl grubuna kemani Mahir Bey ve darbukacı Erdoğan Beyi dahil ederek fasıl eğitimi kurarlar. Fakat bu arada Lütfü Beyin müzik tutkusu daha da genişlemiştir. Bu kez İzmir’deki kemani Necmi Bey ile iletişim kurarak eşi Münevver Hanımı ve bir oğlunu yanına alarak İzmir’e yerleşen Lütfü Bey sahne çalışmalarına başlar. O tarihin ünlü ses sanatçıları olan Müzeyyen SENAR, Zeki MÜREN, Safiye AYLA, Mediha DEMİRKIRAN, Yaşar ÖZEL ve Mediha ŞEN gibi sanatçılara klarneti ile eşlik ederek sahne müzisyenliğine geçmiş olur. Fakat yıllar sonra 3 oğlunu da müzisyen olarak yetiştiren Lütfü Bey doğduğu Ayvalık Hamdi Bey Mahallesine döner. Profesyonel yetiştirdiği 3 müzisyen oğullarına Ayvalık’taki müziğe gönül veren yeteneklere her şekilde yardımcı olmalarını vasiyet eder. 1992 de vefat eden Lütfü Beyin kabri Ayvalık Kabristanlığında bulunmaktadır.

NUR İÇİNDE YAT KLARNET ÜSTADI LÜTFÜ GÜLER

Hazırlayan

Keman sanatçısı

Hüseyin ÇELİKYAY 

 

Haziran 2009, Sayı 8

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

19/06/2018 Gün Ortalama:182  Bugün 23 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.166.141.12