Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

BİRBİRİMİZE EMANET OLALIM

Döğüşmeyin, tepişmeyin ey insanlar, birbirinizin ve yaşamanın kadrini bilin”

Ayşe Kilimci: Yazar, anne ve eğitim emekçisi. Onu öykülerinden tanıyoruz. Ve tabii uzun yıllardır da hemşehrimiz.

Bizi kırmadı sorularımızı yanıtladı.

"Hayat ve Edebiyat" ayrı ayrı değil birlikte ele alındığında ne demek sence ?

Hayat edebiyatla iç içe zaten, onlar tango yapan çifte benzer. Hayatın dışında bir edebiyat, söz süsleme sanatının ötesine geçemez, insanı ıskalar, edebiyatın tülünü sarınmayan, yaratıcılıktan yoksun hikaye-i hayatlar da insanı onu okumadan öncekinden farklı kılamaz, o yüzden yazılsa da birdir yazılmasa da.

Sahici sanat hayatın karmaşası ve gerçeğinde filizlenir, insanın, ama, sözü edilmeye değer insanın türküsünü söyler, söylemesi gerekir.

Ayvalık'ta "çokkültürlülük" konusunda neler söylemek istersin?

Hem Ayvalık'ta hem Anadolu'nun tüm yörelerinde çokkültürlülük var ve biz kavimler köprüsünün üstüde bu kültürle beslendik, besleniyoruz. Farklılığın güzelliğini ve gücünü herkes bilir ülkemizde, bilmek zorunda, ama, batı Anadolu yani Ege biraz da bilir, bilmesi gerekir.

Çok kültürlülük kültürleri yarıştırmak, yahut acımasız yarışlarda ben en üstünüm, benimkisi en güzel demek değildir, insanlıkk hep birbirinden alır, verir, böyle böyle zengin ve uygar olunur. Ben, benimki, en büyük, en üstün demek tuhaf geliyor baha, yalnız bir Türk değil, yalnız bizim varsıl kültürümüz değil, her insan cihana bedeldir, en umrunuza almadığınız kültür kalıtının bile insanlık tarihinde yeri özeldir, bambaşkadır.

Birbirimize, başkalarına saygı duyalım..,Hepimiz biryerlerin yabancısıyız, bunu unutmayalım.

Medyanın kokuşması neyin sonucu ?

Kültürsüzlüğün, paragözlülüğün, ticaretle yayıncılığın gereğinden çok iç içe girmesinin, herkes ve her şeyin satılık olduğunu sanması ve birazcık da öyle olması, yazık..,Mış gibi yapılan günlerden geçiyoruz, o nedenle medya da yazıyormuş gibi yapıyor, gerçekleri satır arasında bilerek, kasten saklıyor. Değerlendirme sıralamaları çapsız kişilerce yapılıyor.

Herkes kendini en sanıyor...Bu da gerçek değerleri gözlerden saklıyor, Basında tencere tavanın iyi yazının ve doğruğhaberciliğin yerini almasından çok önceden beri var bu soylediğiniz...bilerek; kasten saklıyor.

Öykülerinde hep sevgiyi, çok kültürlülüğü işliyorsun. Ben de Panayot Istirati'ye benzettim hep seni. Panayot istirati, Ayvalık'ı nasıl anlatırdı ?

Ah ne güzel, ne büyük ödül bu. İstrati bizim ilk gençliğimizde su içtiğimiz arı sili bir pınardır, insanın hikayesini ne güzel anlatır, çünkü kendi de güzel insandır, diğer insanlardan yaralıdır, belki de o yüzden İstrati olmuştur.

Panait İstrati zaten Ayvalığı anlatıyor, adı Ayvalık olmasa da Kodin'de Arkadaş'ta, Baragan'ın Dikenleri'nde ve anlattığı her yerde ben buraları görürüm. Küçük yerlerin, hırsı boyundan aşmamış güzel insanlarını anlatır, bu yeni ve yadırgı dünyada yitirdğgimiz birçok değeri, insanı güzelliği anımsatır. Ben Ayvalık'ta onun kahramanları görür gibi olurum, onu okurken, hala ara ara karıştırırken de buraları, İzmir'i hatta Tarsus'un yıllar öncesinin mekanını bulurum. Anlatsaydı sanırım buradaki her küme insanın kadrini bilerek, hakkını teslim ederek, kültürel, dilsel, yaşama farkllılıklarını bilerek ve göstererek, barış içinde bir arada yaşamayı telkin ederek, insani tıpışlayarak, hiçbir ayrıntıyı es geçmeyerek, Ayvalık'ı misliyle güzelleştirerek anlatırdı. “Döğüşmeyin, tepişmeyin ey insanlar, birbirinizin ve yaşamanın kadrini bilin” demek için anlatırdı.

Cevaplamak istedigin bir soru.

Bugün Cunda'da bir arkadaşım bir olay yaşadı, sanatçı bir hanımefendi ve sonradan olma buralı, kökten sürme değil, olsun, çoğumuz öyle değil miyiz? Bir komşusuyla kişisel bir rahatsızlık nedeniyle tartışırlarken, bu erkek komşu 'pis yabancı' diye iteklemiş onu.

Bunun türlü yönden yorumlayabiliriz...

Bir kadını önce rahatsız eden, sonra uyarılınca itekleyen ve tipinden ötürü ona 'pis yabanı' diyen, kendi ayrıkotudur, hatta kendisi yabancıdır, ne yaşadığı yeri hak etmektedir ne buralllılığı ne de pantolon giydi diye adam'lığı...

Bu kişi yabancı da olabilirdi, ama, demek ki bırakalım yabancıyı, kendi kadınlarımızın bile şu günlerde linç kültürüyle yaralanması artık olağanlaştı

Ben bu sözü fena halde üstüme alındım ve kökten sürme ya da sonradan olma bütün Ayvalık'lı kadınların bu anlayışı mahkum etmesini istiyorum.

Ülkemizde son zamanlarda yaratılan kavga ve linç ortammdan acı çekeceğimizi seziyorum, biliyorum, biz bu filmleri daha önce çok gördük. Doğru ve dingin akılla düşünelim, insanlığaa ve terbiyeye sığmaz işlere yeltenmeyelim.

Çok kültürlülükle kıvama gelmiş, bin yıllık bir toplumun bireyi olarak başka türlüsü bize yakışmaz.

İnsan olmasını bilelim, düşünmeyi,doğru düşünmeyi becerelim, atalarımızı utandrmayalım, bu topraklarda yaşamış tüm eski insanları ve kültürleri de öyle..
Kasım 2008, Sayı 1 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

19/06/2018 Gün Ortalama:182  Bugün 24 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.166.141.12