Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

TABİAT PARKI İÇİN NE DEDİLER

Nuray Özer ( Ayvalık Çevre Koruma ve Güzelleştirme Derneği) : Biz Tabiat Parkını çok önemsiyoruz. 2004 yılından sonra Başkanımız rahmetli Ceynur Karagözoğlu ile birlikte toplantılar düzenledik. Çeşitli zamanlarda düzenlediğimiz toplantılara Prof. Kerim Alpınar, Abdullah Soykan, Haluk Cecan, Prof. Orhan Kural, İl Çevre müdürlüğünden Emine Kamber, Salih Toprak, Çevre Eğitim Başkanı Erol Günay gibi konunun uzmanlarını çağırarak bilgilendirme toplantıları yaptık. Ayrıca konuyla ilgili Kent Konseyi ile birlikte Prof. Kamil Okyay Sındır ve Yrd. Doç. Fahri Yemişoğlu’nun katıldığı başka bir toplantı da yapmıştık.

Hanifi Şendil ( Küçükköy ve Sarımsaklı İnsan ve Yaşam Derneği): Ayvalığın değerli olduğunu biliyoruz. Buna sahip çıkmak gerek. Herhangi bir siyasal faaliyetle ele alınmamalı. El atan herkese minnet borçluyum. Sorunları AKP ye iletelim, onlar iletsin. Netice olarak çalışma yapalım. Bunun için Küçükköy Kalkınma Eylemi Platformunu kurduk.

Atilla Denizalp( KÜKAP): Sürdürülebilir olmak temel prensiptir. Ayvalık Adaları Tabiat Parkında değerli çalışmalar yapılmıştır. Çalışmalar devam etmeli, bilimsel verilere oturmalıdır. Profesyonellerle çalışalım. Buralar biyorezerv alanları olarak tanımlanıp, korunmalıdır. Biz, Türkiye’de ilk biyorezerv alanını Artvin ili Borçka ilçesi Camili’de( Macahel) kurduk.

Seval Özdemir( AYOP): Toplantıyı çok önemsiyoruz. Turizm açısından buralar bozulmamalıdır. Tabiat parkına şiddetle ihtiyacımız var. Denizin altına da üstüne de zarar gelmemelidir. Üstümüze ne düşüyorsa yapmaya söz veriyoruz.

Halil Gür: Bu toplantıyı düzenleyenlere teşekkür ediyorum. Örnek bir birliktelik olmuştur. Bundan sonrada böyle devam etmelidir. Bu sıradan bir hadise değildir. Yaşananları genel çerçeve içerisinde ele almalıyız. Bu halka anlatılmalıdır. Alınan araziler belirlenmeli, kim ne kadar yer almış öğrenmeliyiz. Yürütme oluşturulmalı, tüm veriler toplanmalıdır. Yunanlı emlakçılar buradan arazi almak istiyor.

İshak Doğan (Anadolu Lisesi Coğrafya Öğretmeni) : Bitki ve hayvan varlığını nasıl koruyacağız? Kirlenme ve hayvan katliamı engellenmelidir. Toprağın kirlenmesi engellenmelidir. Ayvalığa sirkülasyonu deniz ve rüzgar açısından engellerseniz, kirliliği engelleyemezsiniz. İç denizin temizliği düşünülmelidir. Lale Adası arasındaki yol açılmalı, köprü yapılmalıdır. Ayvalık’ın poyrazı ve imbatı buluşturulmalıdır.

Mesut Akın ( Belediye Meclisi Eski Üyesi): 12.02.2004 tarihinde onaylanan Ayvalık Adaları Tabiat Parkı planına itiraz ettik. Bununla ilgili dava açtık. Bize sunulan planla şimdiki planın alakası yok. Mücadele eskiyi reddederek yapılmaz. Bizim 2004 planına itirazlarımızla, hazırlanan 2009 planı arasında hiçbir benzerlik yok.

Gündüz İşgüder ( Mimarlar Odası): Bu toplantıyı hazırlayanlara teşekkür ediyorum. Ceynur’u unutmamalıyız. Biz bu davanın sonuna kadar yanındayız. Genel Kurulda üyemiz Ahmet Hamdi Dinlerin önerisi üzerine konuyu gündeme alarak, genel kurul kararı çıkarttık. Mimarlar olarak özel toplantı yapacağız, Genel Merkez olarak da katkı sunacağız.

Hüsnü Günaydın: Kurduğum hayallerin gölgesinde kaldım. Her an üzülüyorum. Bu açılımlar daha önce yapılmalıydı. Eski hataları bir kenara bırakıp bundan sonra ne yapmalıyız, ona bakmalıyız. Bu toplantı iyi ya da kötü tepkilere neden olacaktır. Korkmayalım. Birlikte koruyarak kalkındıralım. Mevcutu ortaya çıkartalım ki, onu satalım, pazarlayalım. Ben heyecanlıyım, bu başlangıç büyük bir ödev. Kanalizasyon ve köprü de ele alınmalıdır. Dünya, devlet, UNESCO bunu takip etsin.Çocuklarım adına bunu istiyorum.

Halil Coşkun (AYÇEP) : Bu plan Tabiat Parkının yok olmasının planıdır. Sipariş üzerine hazırlandığı izlenimi vermektedir. Planın iptali için Ayvalık Çevre Platformu üyeleri olarak dava açacağız. Burası için elimizden geleni yapacağız.

ALİBEY (CUNDA) ADASI KALKINDIRMA VE KORUMA DERNEĞİ

 PAPALİNA: Biliyorsunuz Ayvalık Adaları Tabiat Parkı yasası 21 Nisan 1995 yılında kabul edildi. 2004 yılında da bölgenin planları yapıldı. Yürürlükte olan 2004 Tabiat Parkı planı Çevre ve Orman Bakanlığından gelen 2009 Revizyon Planı ile değişikliğe uğratılmak isteniyor. Söz konusu yeni revizyon planı hakkında yeteri kadar bilgi sahibi oldunuz mu? Bu bölgenin yerel bir derneği olduğunuza göre söz konusu revizyon planını nasıl değerlendiriyorsunuz, gelişmelerin neresinde duruyorsunuz?

Hüseyin ERGİN (Der.Yön.Kur.Üyesi): Uygulanmak istenen 2009 Revizyon Planı hakkında incelemelerimiz, araştırmalarımız devam ediyor. Bu bilgilenmeler ışığında ve de gerilere giderek şöyle değerlendirme yapmak isterim: 1995 yılı öncesi yani “Tabiat Parkı Yasası” çıkmadan önce bu bölgeler daha iyi korunuyordu.1995’lerden başlayan bir yanlışlık var. Bölgede yaşayan insanlar, özellikle zeytincilik, balıkçılık ve hayvancılıkla uğraşan insanlar yapılan planlarda hiç hesaba katılmadı, onların görüşlerine başvurulmadı. Buranın gerçekleri göz önüne alınmadı. Yapılan planlardaki sınırlamalar nedeniyle burada yaşayan insanlar mağdur edildi, çeşitli sıkıntılar yaşandı. Tabiat Parkı yasasının kabulünden yani 1995 yılından başlamak üzere 2004 yılı Planı dahil olmak üzere sorunlarımıza doğru yaklaşılmadığı için bu bölgede çiftçilik yapmamız zorlaştırıldı. O yüzden geçmiş uygulamalara başından beri hep karşı olduk. Tabiat Parkına karşı değiliz; doğanın korunmasını istiyoruz ama zeytincilikle ilgili faaliyetlerimizde de sınırlamalar, kısıtlamalar istemiyoruz.

2009 Plan Revizyonuna gelince, söz konusu plana baktığımızda devlet arazilerinin sarıya döndüğünü görüyoruz. Yani sınırlamalar kaldırılmış, mutlak korumadan çıkarılmış. Bunu doğru bulmuyoruz. Uygulanmak istenen yeni revizyon planında kendi arazilerimizde zeytincilik faaliyetlerimizi rahatlıkla yapmak istiyoruz, inşaat izni asla istemiyoruz.

İlker ÇETİNEL (Dernek Başkanı) : Tabiat Parkı yasasının çıkmasından bu yana yaşanan süreçte burada yaşayan insanlar yapılmak istenen planlamalarla ilgili asla bilgilendirilmedi, bilgi sahibi olmak isteyenler bu bilgilere ulaşamadılar. Mutlak koruma, sınırlı koruma alanlarının nerelerden geçtiğini bile öğrenemedik. Yani, şeffaf bir ortam yaratılmadı.

Hüseyin ERGİN: 2004 planına bile sadık kalınmadı. Uygulamalarda pek çok yerde planın dışına çıkıldı.

İlker ÇETİNEL: Devlet arazileri ve özel mülkiyeti olan yerler neden aynı statüde değerlendiriliyor? İyileştirmeleri özel mülkiyetin bulunduğu yerler için yapalım. Devlet mülkiyetindeki araziler iyileştiriliyorsa burada bir art niyet görürüz.

Hüseyin ERGİN : 2009 revizyon planında mutlak koruma alanı olarak gösterilen yerlerde bir enerji firması ‘Rüzgar Tribünleri’ kurmak istiyordu!...Sınırlı korumaya geçirilen yerler de tam oraya denk geliyor. Tabiat Parkına karşı değiliz. Balıkçılığımızı, çiftçiliğimizi engelleyen uygulamalara karşıyız.

Nizamiye (askeri kontrol noktaları) konulmasına da karşıyız.

İlker ÇETİNEL: Revizyon yapılacaksa özel mülkiyet için yapılmalı, vatandaşın çıkarları korunmalı.

Hüseyin ERGİN: Küçük Maden Adası Çiçek Adası arasına bir hat çekiliyor ve burası Tabiat Parkı içine alınıyor. Bu hat içerisinde hiçbir balıkçı avlanamaz kuralı getiriliyor. Buranın insanı kıyı balıkçılığı ile geçiniyor. Bu kabul edilemez.

İlker ÇETİNEL: 2009 revizyon planının anlamı bizce şudur: Mutlak koruma alanı içinde olan devlet arazilerinin tamamı ‘sınırlı koruma alanı’na dönüştürülüyor (ormanlık araziler hariç).

Hüseyin ERGİN: Adada malikane yapıp yerleşenlerin parkı yaptılar bizim malımızı.

PAPALİNA: Çok teşekkür ederiz.

 

Röp:Ayşe Sevin KIRIKOĞLU

Ahmet KÖKEN 

 

PATERİÇA ADA DERNEĞİ

 

Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Halil Durak ve Sayın İsmail Tekinel ile yapmış olduğumuz görüşmede derneklerinin Ayvalık Adaları Tabiat Parkı uzun devreli gelişme revizyon planını her bakımdan derinlemesine incelemiş olduklarını; Ayvalık halkı açısından yol açacağı sakıncaları ve bu sakıncalara itiraz biçimlerini büyük bir titizlikle ele almış olduklarını gördük. Üstelik, revizyon planına karşı çıktıkları noktaları açıkça dile getiren bir imza kampanyası başlatmış olduklarını gördük.

Sayın Halil Durak ayrıca aşağıdaki konularda görüş belirtti:

1995 yılındaTabiat Parkı çalışmaları başlatıldığında değil halka danışmak, konu halktan gizli tutuldu. 2004 yılında halk konu hakkında, yetersiz ölçüde bilgilendirildi. Gene katılımım olmadı. Böyle her kesimi etkileyecek bir projenin sivil toplum kuruluşları ve halkla bütünleşerek gerçekleştirilmesi doğruyu bulmanın tek yoludur.

Yangından sonra Atasay Bey’i durumu incelemek ve bu konuyu tartışmak için birden fazla defa davet ettik.

Ayvalık Belediyesi revizyon planına 3 noktada itiraz etti. Sözkonusu itirazlarına da hemen gelişi güzel ısrarcı yanıtlar geldi. Aslında, Belediyenin çok daha fazla konuda itiraz etmesi gerekirdi.

 

SU ÜRÜNLERİ KOOPERATİFİ

Kooperatif Başkanı İsmail Güran ve Mesut Yıldız:

Konuyu Halil Durak kanalıyla duymuş olduklarını ve çok tepkili olduklarını belirttikten sonra aşağıdaki maddeler halinde görüşlerini birlikte dile getirdiler:

Söylenenlere göre kıyılara 2 milden fazla yanaşamayacakmışız; demir atamayacakmışız. Biz kıyı balıkçısıyız; bu durumda rızkımızı nasıl kazanırız? Burada yaşayan, çalışan biziz. Bizim fikrimiz sorulmadı. Kabul edeceğimizi nasıl düşünürler? Zeytinci, herkes mağdur olacak; olacak iş mi?

İsmail Güran:

Ocak ayının ikinci yarısında Ankara’da Danışma Kurulu toplanacak. Tarım Bakanlığı Müsteşarı Kurulun başkanı. SÜRKOP Balıkesir Kooperatifler Birliği 2. Başkanıyım. Konuyu orada gündeme getireceğiz. Bugüne kadar isteklerimizin %80’ini aldık. Kesinlikle sınır istemiyoruz.

Bizim sularımıza elini kolunu sallayarak girenlerden vergi alınsın; balıkçılığın burada iyileştirilmesine harcansın. Kıyılar halkındır; özgürce dolaşırız.

Bu isteklerimizin yerine getirilmesi için bizden yana olan kim olursa olsun onunla işbirliği yaparız.  

 

Ocak 2010, Sayı 15 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

17/01/2018 Gün Ortalama:142  Bugün 21 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.242.115.30