Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

Yol Arkadaşım dizisinin yönetmeninden çağrı

     YOL ARKADAŞIM’ DİZİSİNİN YÖNETMENİNDEN ÇAĞRI:
    ‘ÇEVREYE VE AYVALIK’ A  SAHİP ÇIKIN’
    ‘Çok güzel bir yerde yaşıyorsunuz, bunun değerini bilip tadını çıkartın’

Röportaj: Ş. Kaygısız
Papalina: Dizide anlatılmak istenen ana temayı nasıl özetleyebilirsiniz?
E. Kabakuşak: Dizimizde anlatılmak istenen ana tema, Ayvalık’ta yaşayan, kökleri Ayvalık’ta olan bir kızımız var. Okumuş,  İstanbul’a gitmiş, evlenmiş, daha sonra
ailesiyle, eşiyle, problemler yaşamış, aldatılmış ve ayrılmış. Tekrar özüne, Ayvalık’a geri dönmüş, iş kadını olduğu için de burada da zeytin yağı üzerine -Ayvalık’ın en iyi en nadide anlatıldığı şey, zeytin yağı üzerine- bir dükkan açmış. Açtığı bu dükkanla da var olmaya çalışan, burada zeytini-zeytinciliği anlatan ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadının hikayesi.
Papalina: Kimi izleyiciler yan konuların ana temayı boğduğunu söylüyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
E. Kabakuşak: Şimdi dizi  oluşturulurken belli bir çatı oluşturuluyor. İlk baş roller üzerine kurulu bir çatı ama onun dışında  baş altı karakterlerin hepsinin olması gerekiyor. Çünkü onların hikayeleri ana kastın hikayesini betimleyen hikayeler olmak zorunda.
Papalina: Bir başka sorumuzda şu: mekan olarak neden Ayvalık?
E. Kabakuşak:Ayvalık’ın dokusu, Ayvalık’ın sıcaklığı ve hikayenin içinde zeytinciliğin geçmesi, Ayvalık için yeterli sebep bence.
Papalina: Çoğu karelerde özenli bir fotoğrafçının duyarlılığını görür gibiyiz. Çekimlerde      bu fotografik bakış açısı için özel bir çaba sarfediliyor mu?
E. Kabakuşak: Tabiî ki estetikten ödün vermemeye çalışıyoruz. Mekanımız çok güzel. Ayvalık gayet güzel resim veren bir yer. Sahnelerimizde güzel yazılınca, bulunduğumuz mekanlarda güzel de mesleki birikimin getirmiş olduğu bir şey var. O zaten yeterince bize doğru yeri seçmemize yardımcı oluyor.
Papalina:  Ayvalık’ta en çok tartışılan konulardan biriside dizide kullanılan dil.
Ayvalık’ lılar bu diziyi izlerken ‘biz böyle konuşmuyoruz’ diye tepkide bulunuyorlar.
E. Kabakuşak: Şöyle bir şey o: genellikle İstanbul dışında çekilen bütün dizilerin genel problemi. Sadece burası için değil.  Bu bir mizansen, bir mizah, şıklık katan bir şey. Ha bazen aşırıya kaçtığımız oluyor, tabi ki bu yer el halktan tepki çekiyor, ama  problem boyutunda olduğunu düşünmüyorum bunu. Ayrıca dilinde kötü olduğunu düşünmüyorum.
Papalina: Dizide yeni bir konu olarak altın arama olayını işlemeye başladınız. Altın arama olayı sadece yan bir konumu, yoksa çevreye olan duyarlılığınızdan  dolayı
özel olarak mı senaryoda işlediniz?
E. Kabakuşak: Çevreye olan duyarlılığımızın özel bir konusu olarak yerleştirildi. Çağan Irmak’ın da bu konuda özel bir hassasiyeti  olduğu içinde böyle bir şey yerleştirildi. Çünkü insanlar üzerinde, doğa üzerinde, hele şu anda küresel  ısınmayı da düşünürsek, ekolojik dengeyi düşünürsek çok büyük bir problem bu. O yüzden bilerek yerleştirilen bir şey. Öylesine olsunda, böyle bir şey renk katsın diye olan bir şey değil, ayrıca burada ki halkında buna duyarlı olacağını düşündüğümüz için böyle bir şey yerleştirdik.
Papalina: Peki, genel olarak diziler üzerinden mesaj verme olayına nasıl bakıyorsunuz?
E. Kabakuşak: Kesinlikle verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ülkemizde iletişim en fazla televizyon yoluyla oluyor.. İnsanların tek bilgi alacağı yerler televizyonlar gazeteler.  Bence diziler üzerinden hele şu şartlarda mesaj vermek gerekiyor. İnsanlar maddi krizden dolayı geceleri sadece evlerinde oturup televizyon izliyor. Televizyon izledikleri için oradan alacakları şeyler onlar için çok önemli. Oradan alacakları şeye çok inanıyorlar. Özelliklede sevdikleri dizilerin karakterlerini özdeşleşiyorlar kendileriyle. Bu durumda da onların yaptıkları onlar için doğru bir şey geliyor. O yüzden de iyi mesajların verilmesi toplum üzerinde çok etkili bir şey ve çok iyi.
Papalina: Bir detay sorusu soracağım, şu an aklıma geldi. Sanatta çok tartışılan şeylerden birisi de estetik kaygıların çok fazla ön plana çıkartılması ya da tersi, anlatılmak istenen mesajın estetiğin önüne geçmesi. Buradaki sınırı nasıl belirliyorsunuz ya da nasıl çiziyorsunuz?
E. Kabakuşak: Şöyle bir şey: aslolan sahnenin ana konusunun ne olduğunu bilmekle alakalı bir şey. Anlatılan konuda, bizim çektiğimiz her şeyde bir estetik var. Estetiği ön planda tutuyoruz, ama sadece resme ve estetiğe çalışırken konuyu da kaybetmemek, duyguyu bölmemek adına: aslında bu çok göreceli bir şey, her sahneyle bağlantılı bir şey. Bir sahne de estetik ön plana çıkması gerekir, diğer sahne de sadece konu anlatılır, resme ve estetiğe çalışmazsınız. Bu senaryoyu ele aldığımda okuduğum sahnelerle alakal ı bir şey.
Papalina: Peki yaptığınız bu diziyi sanatta bir yere koymaya kalkarsak bir isim verebilir miyiz? İddialı bir söylem olacak ama, var mı böyle bir teziniz, var mı böyle bir iddianız?
E. Kabakuşak: Yok bu çok iddialı bir şey. Yol arkadaşımı çekiyorum da, inanılmaz bir sanat yapıyorum da, tabiî ki diyemem. Bunu sadece yönetmen olarak ben değil, ne oyuncu  arkadaşlarım, ne ekip arkadaşlarım, ne yapımcımız sanat yapıyoruz diyemezler. Çünkü çok çabuk tüketilen bir şeyleri yapıyoruz. Hafta da beş günde seksen dakika gibi, seksen beş dakika gibi bir şey çekmek zorundayız. Bunları çektiğimiz içinde profesyonel bir iş olarak yapıyoruz. Ama tabiî ki izleyiciye, insanlara karşı sorumluluklarımızı biliyoruz, mesajlarımızı vermek istiyoruz ve şık hoş bir şey yapmaya çalışıyoruz. Bunu da yaptığımıza inanıyorum.
Papalina: Dizinin Ayvalık ekonomisine katkısı konusunda bir bilginiz var mı?
E. Kabakuşak: Maddi olarak karşılığını tabiî ki bilmiyorum, ama olmadığı gibi bir düşüncem yok. Muhakkak oluyordur, çünkü yemek yediğimiz yerler, konakladığımız yerler, ekip arkadaşlarımın Ayvalık merkeze geldiğimizde tuttuğu, kiraladığı mekanlar, çalıştığımız mekanlar, - örneğin gece biz paydos ediyoruz hep beraber arkadaşlarımızla gidip bir yerde  yemek yiyoruz- kış sezonunda bu çok önemli bir şey sanıyorum Ayvalık için.
Papalina: Dizide teknik ekip ve kast dahil, toplam kaç kişi çalışıyor?
E. Kabakuşak: Teknik ekip ve kast dahil yaklaşık yetmiş kişi çalışıyor.
Papalina: Çekim esnasında ve çekim sonrasında Ayvalık halkından ne tür tepkiler alıyorsunuz, olumlu ya da olumsuz anlamda?
E. Kabakuşak: Tabiî ki olumlu tepkilerde aldığımız oluyor. Bazen mekanları – sokak çekimlerinde özellikle – mümkün olduğunca halkın trafiğini akışını aksatmamaya çalışıyoruz ama bazen bizimde elimizde olmayan nedenlerden dolayı bir akış sağlanamıyor, o noktada küçük tartışmalar oluyor ama bunun dışında aldığım tepkiler hep olumlu.
Papalina: Diziden önce Ayvalık’a gelmiş miydiniz? Ayvalık hakkında ne düşünüyorsunuz?
E. Kabakuşak: Tatil için gelmiştim Ayvalık’a . Çok büyük bir tesadüf oldu aslında, çok sevdiğim bir yer, çok da keyifli bir şey burada çalışmak.
Papalina: Son olarak, Ayvalık’ lı  izleyicilere söyleyeceğiniz son bir şey var mı?
E. Kabakuşak: Çok güzel bir yerde yaşıyorlar, çok keyifli bir yerde yaşıyorlar, bunun değerini bilip, burada yaşamanın tadını çıkartsınlar isterim.
Papalina adına teşekkürler.

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

17/01/2018 Gün Ortalama:142  Bugün 21 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.242.115.30