Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

PANORAMA

SOĞUKLAR VE AŞIRI YAĞIŞLAR HAYATI FELÇ ETTİ

Geçen bir ayın ardından yine birlikteyiz. Okulların tatil olmasıyla başlayan soğuklar hükmünü kaybetse de sürüyor. Bir hafta süren aşırı soğuklar yaşamı olumsuz etkiledi. Zahmeti, sıkıntıyı yine fakir fukara çekti, çekiyor da.

Aşırı yağışlar küçük heyelanlara ve su baskınlarına sebep oldu. Aşırı yağışla birlikte yollar delik deşik olmuş durumda. Şehir içinde ve şehir dışındaki yollarda oluşan çukurlar tehlike saçıyor. Duble yol yapmakla övünen başbakanımız, yolların durumunu eleştirenlereinsafınız kurusundiyerek kızsa da, bizler eleştirimizi yapmaya devam edeceğiz.

YOKSULLUK VE İŞSİZLİK AİLE YAŞAMINI TEHDİT EDİYOR

Son yıllarda uygulanan politikalar sonucu işsizlik çığ gibi büyüdü. İşten atmalar çoğaldı. İnsanlar güvencesi olmadan çalışmaya razı edilmeye zorlanıyor. İnsanlar açlık sınırının altında ücretle çalışıyor. O da bulabilirse. Ayvalık Meydanı’nda, bankaların önlerinde, sabahları için bekleyenlerin sayısı her gün artıyor. Sayın başbakanımız bir kere de, o işçilerin yerine koysa kendini. Reklam amaçlı bir gecekonduyu ziyaret etmektense, uyguladığı politikalar sonucu bu insanların işsiz, aşsız kaldığını bir anlayabilse. Sayın başbakanımız, ”benim milletimdediğin millet, inim inim inliyor. İşsizlik, yoksulluk almış başını gidiyor. İşyerleri bir bir kapanıyor. Siz ha bire kamu kurumlarını kapatıp, çalışanları sokağa atıyorsunuz. TEKEL işçilerine de “4/C’yi neden kabul etmiyorsunuz“ diye kızıyorsunuz. İşsizliği çözeceğinize işsizliği artırıyorsunuz. İşsizler ordusu sizin döneminizde çığ gibi büyüdü. İşsizlik ve yoksulluk toplumda yozlaşmaya yol açtı. Toplum, kendi değerlerini yitirdi.Mafyacılık,hırsızlık,dolandırıcılık,fuhuş,organ mafyası son yıllarda alabildiğine çoğaldı. Özalla başlayan özelleştirme, mevcut AKP hükümetiyle son hızla sürdürülüyor. İşte, izlenen sağcı-liberal politikaların sonucu, toplumun geldiği nokta burasıdır. Bu politikalar sayesinde, aile içi sorunlar ve boşanmalarda artış yaşandı. Ayvalık’ta da boşanmaların arttığı söyleniyor. Bu korkutucu ve düşündürücü bir tablo.

Beğenmediğiniz Hugo Çavez, uyguladığı İMF karşıtı toplumcu sol politikalarla yoksulluğu yenmiş durumda. Sağlığı, eğitimi tümüyle parasız olarak halkına sunuyor. ABD emperyalizmine boyun eğmiyor. Çavez, özel petrol şirketlerini kamulaştırdı. Oradan elde ettiği gelirle, yeni işletmeler kurarak işsizliği azaltıyor. Ya sizin sağcı, sermaye yanlısı politikalarınız halkı ne hale getirdi? Bizim ülkemize de toplumcu sol politikalar gerekli. Başka alternatif yok.

YERİN ÜSTÜ ALTINDAN DEĞERLİDİR

Kazdağları’nda, Kozak’ta, Havran’da altın arama çalışmaları sürüyor. Her yer delik deşik edilmiş durumda. Karaayıt Köyü’nde kurulan maden zenginleştirme tesisi çevreyi tehdit ediyor. Üstelik tesis, Madra Barajı su havzasına çok yakın. Çevre köyler Altınova ve Ayvalık bundan zarar görecektir. Yetkilleri halkın yanında olmaya davet ediyoruz.

Maden şirketlerine altın ve çeşitli maden arama izinlerini kim verdi? Tabiki mevcut hükümet. Peki, yazık değil mi bu doğaya? Kozak bir daha eski haline gelmez. Kazdağları’nın o güzelim doğasını önümüzdeki yıllarda göremeyebiliriz. Altın, demir vs. çıkarırken bunun çevreye vereceği zarar hiç hesaplanmış mı? Bu madenler çıkarken doğa yok olacak. Siyanür toprağı zehirleyecek. Yeraltı sularına karışacak. O zaman içmeye su bulamayacağız. Doğa eski haline gelmeyecek. Maden şirketleri Afrikayı‘da yağma edip olduğu gibi bıraktılar. Bizim doğamızı tahrip etmelerine, toprak ve suyumuzu kirletmelerine izin vermeyelim. EGE-ÇEP’e bağlı AYÇEP (Ayvalık Çevre Platformu), GÜMÇED gibi çevreci oluşumlar çevrenin tahribine karşı mücadelesini sürdürüyor.

ZAMLAR SAĞANAK GİBİ YAĞIYOR

Zam yapmayacağım diyen hükümet zam şampiyonu oldu. Elektriğe, akaryakıta gelen zamlar halkı ve çalışanları perişan etti. Tabiki akaryakıta gelen, zam doğal olarak her ürüne yansıyor.

Zamlar geri alınmalı, büyük sermayeden alınan vergiler artırılmalı, çalışan kesimden ve esnaftan alınan vergiler azaltılmalıdır. Bu şekilde bu kesimlerin nefes almaları sağlanmalıdır. Peki bunu mevcut hükümet yapabili mi? İMF ile anlaşan, onun politikalarını uygulayan bir hükümet bunu yapamaz. Daha çok zam olacak. İşsizlik daha da artacak. Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde düşüşle yaşanacak. Buna karşı ne yapmalı? Hükümetlerin uyguladığı İMF güdümlü, sermaye yanlısı sağcı-liberal politikalardan derhal geri dönülmeli. Halktan yana, çalışandan yana, işçiden, emekçiden yana politikalar uygulamaya geçirilmeli. Öncelikle, bütün özelleştirmeler durdurulmalı. Kamu eliyle yeni yatırımlar yapılarak işsizlik azaltılmalı. Sağlık tümüyle ücretsiz olmalı. Eğitime gerekli kaynak aktarılarak tümüyle parasız olmalı. İnsanlar vergi verirken sağlık, eğitim, sosyal güvenlik gibi haklardan ücretsiz yararlanmak hakkı değil mi?

BARIŞ ŞANSI KAÇMASIN

BDP’liler çeşitli bahanelerle gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Şu ana kadar 1500 kişinin gözaltına alındığı veya tutuklandığı ulusal basına yansımış durumda. Akan kanın durması, barış ortamının sağlanması için adım atılmalı. Ancak, belediye başkanlarını, parti yöneticilerini tutuklayarak açılım da, barışta sağlanamaz. Kürt açılımı diyorsunuz Kürtler memnun değil, Roman açılımı diyorsunuz Romanlar memnun değil, Alevi açılımı diyorsunuz Aleviler memnun değil. Sorun çözülmek mi isteniyor, yoksa çözermiş gibi mi yapılıyor?

12 EYLÜL DARBECİLERİ YARGILANMALI

Ergenokon, Sarıkız, Ayışığı, Kafes, Balyoz vb. darbe planları ile ilgili soruşturmalar devam ediyor. Her gün yeni bir şey ortaya çıkıyor. Bizler, darbecilerin yargılanmasını, hukuk düzeninin hakim olmasını istiyoruz. Yargılama son yıllarla sınırlı kalmamalı. O nedenle, önce 12 Eylül darbecileri yargılanmalı. İdam edilenlerin, işkencede öldürülen, kaybedilen insanların hesabı sorulmalı. ”Bin operasyon” yapanlardan hesap sorulmadan, faili meçhul cinayet işleyenler ortaya çıkarılmadan, bu olmaz.

TEKEL EYLEMİ DESTEKLENMELİ

TEKEL İşçileriyle dayanışmamızı kesmeden devam ettirmeliyiz. Ayvalı’ta TÜRK-İŞ’’e bağlı Tek-Gıda-İş’e bağlı işçi arkadaşlarımızı da eylemlere destek vermeye, direnişe sahip çıkmaya davet ediyoruz. Bugün TEKEL’cilerin başına gelenler, yarın diğer çalışanların, hatta işsizlerin başına gelecektir. TEKEL işçilerinin mücadelesi insan olma mücadelesidir. İnsanlığımızı hatırlayıp, güçlünün değil, haklının yanında olmalıyız.

Bu arada, TEKEL işçileri ilk şehitlerini verdiler. Direniş çadırlarında nöbet tutan bir işçi nöbet bitiminde araba çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Papalina ailesi olarak, yaşamını yitiren işçinin ailesine, yakınlarına ve direnişe devam eden işçi yoldaşlarına başsağlığı diliyoruz.

 

Şubat 2010, sayı: 16 

Şubat 2010, sayı: 16  

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

17/01/2018 Gün Ortalama:142  Bugün 21 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.242.115.30