Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

DENİZİMİZDE TEHLİKE ÇANLARI

Değerli papalina okurları hepinize Cunda’dan merhaba.

Dededen toruna Cunda’lı bir balıkçı olarak denizlerde balıkçılık neydi, nereye geldi, neden buralara geldik sizlerle bu konuları paylaşmak istiyorum

1977 yılında balıkçılığa başladım. O zamanki o güzelliği, denizin maviliğini anlatamam. Ama o zaman teknoloji yoktu, devasa gırgırlar, sonar radarları, bu büyüklükteki troller, ışıklı avcılık yoktu. Anlatmaya sahilden başlamalıyım;

Çocukluğumda sahil şeridi böyle değildi. Biz balıkçılar ince erişte tabirini kullandığımız ince yeşil bir otla kaplıydı. Onun içinde bir hayat vardı. Karidesler, yengeçler, matyalar, midyeler vs.vs. Kısacası bir yem dünyası. Bunları yemeye gelen levrek, çıpra, akyalar vardı. Sahile iner, her sabah o güzelliği seyrederdim. Sonra ne oldu? Sahil bize yetmedi. O dünyanın üstüne moloz dökerek, doldurarak, beton döktük, çardaklar yaptık. Orada yaşayanları hiçe sayarak. Bazı yerleri de kazıdık, derinleştirdik, yerle bir ettik. O da yetmedi, dünyada ender bulunan bir midyemiz vardı Ayvalık’a özgü 1980-1981’li yıllarda. Onu da demir parçalarını dipte sürüyerek bitirdik, yerle bir ettik. Bir evimiz vardı, buraya da gelip15 gün yüzeceğiz diye ve bu ev neden denize sıfır olmasın diye sahilleri talan ettik. Binlerce zeytin ağacını söktük, katlettik, her yeri betona çevirdik. Sonra ne oldu? Kanalizasyon dediler, yumruğumun geçemeyeceği borularla sözde kanalizasyon döşediler. Avrupa’da içinden araba geçerken bizimkini bir sıçan tıkayabiliyor. Ondan sonra ne oluyor, taşıntı menfezlerinden yallah denize, deniz nasıl olsa her ayıbı örtüyor. Çamlıktan Cunda’ya kadar olan sahil şeridi komple kanalizasyon toplarıyla donatılmış, hepsi denize nişan alıyor. Sonra başlıyor diğerleri ;

poşetler, kaseler, petler,ayakkabı,lastik,içecek kapları,çatal,bıçak her şey süper market mübarek,ne ararsan Deniz Market’te.Diğer yanda durmadan çoğalan deniz taşımacılığı,devasa tekneler,boşalan sintineler,diğer tarafta uçakla yapılan ilaçlamalar.Rüzgarla,derelerle denize giden zehirler… Eskiden balıkçıya rast gele derlerdi,yılların tecrübesi vardı,balık öyle bulunur,yakalanırdı.Rast gele öldü,teknoloji doğdu.Şimdi basıyorsunuz düğmeye balığı buluyorsunuz.10 km. daireyi tarayan devasa cihazlar insanı kör edecek voltajda ışıklı avcılık,eskiden en fazla 10 metre derinlikte olan ağlar ,şimdi 200 metre derinlikte,hem diptekini hem üsttekini yakalıyor ayırt etmeksizin.Ben bilinçsiz dedikleri avcılığa katılmıyorum,bilinçli yapılan avcılık vardır.Bu bahsettiğim sadece birkaçı,başta midyeden bahsetmiştim.o midyeler sünger gibi denizin akciğeridir,denizdeki tortuyu,kirliliği arındırırdı,şimdi yok.Kıyılar tortu istilasında şimdi,bunlar yokken neler yakalıyorduk bir paraketeyle.80’li yıllarda 80 kilo 100 kilo mercan,karagöz,fangri,sargoz,ıskataroz tutarken şimdilerde 3,5,10 kilolarda paraketeyi topladığımızda bugün çok iyiydi diyoruz.

1990 veya 1992 yılı tam olarak hatırlayamıyorum, paraketemin iğnesine dolanan bir sarmaşığa benzeyen bir bitki takıldı daha önce hiç görmediğim. Bir sene sonra o bitkiye birkaç yerde daha rastladım. Birkaç yıl sonra o bitkiye her yerde rastlar oldum. Numune alıp Tarım İlçe Müdürlüğü’ne verdim. Oradan da bir şey çıkmadı. Ama bu sene o bitkinin ta kapımızın önüne kadar geldiğini görünce irkildim. Tavuk adası, hakkı bey yarım adası, boğazlar tamamen o yosunun istilasına uğramış adeta. Bunca olumsuzluğa rağmen içime bir korku düştü. Bu nedir, nerden geldi, yarın ne gibi etkisi olur bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var, tabiat galiba bizden öcünü alıyor. Çocukken yüzdüğüm bu sahilde artık kanalizasyon akıntıları yüzünden elimizi suya sokamaz olduk. Bu sebeplerin aktörü biziz, insanlar. Siz hiç tabiata zarar veren hayvan gördünüz mü? Hayır ben bilmiyorum. Ama bakın bizler gözü doymayan, amansız bir para hastalığına yakalanan biz insanoğlu işte bunları yaptık. Şimdi kendime bazen soruyorum o günlerle bu günleri gördüğümüz için şanslı mıyız yoksa dedelerimiz gibi o günleri yaşayıp o dünyada kalmak mı şanstı, bence orada kalmak. Ama ben her şeye rağmen bir birey olarak buradan yetkilileri göreve davet ediyor ve diyorum ki; gelin hep birlikte bu denizi koruyalım, dedelerimiz bize nasıl bıraktıysa, bizde nöbetimizi torunlarımıza vukuatsız devredelim.

Hasan TOSYA kimdir?

1966 yılında Ayvalık’ta doğdu.1977 yılından bu yana baba, dede mesleği olan balıkçılık yapıyor.2002–2008 yılları arasında Balıkesir Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifi Birliğinde 2.Başkan olarak,2004–2008 yılları arasında da Su Ürünleri Kooperatifi Merkez Birliğinde Denetim Kurulu Başkanlığı yaptı.2008–2009 yılları arasında da Cunda Su Ürünleri Kooperatifi Başkanlığı görevinde bulundu. 

Hasan TOSYA (Balıkçı-CUNDA) 

Mart 2010, sayı: 17 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

24/06/2018 Gün Ortalama:183  Bugün 83 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.81.112.7