Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

DUR SABANCILAR MİLLİ PARKI

Son zamanlarda Ayvalık Adaları Tabiat Parkı ile ilgili çok şey yazılır, çizilir oldu. Bir çok insan konuya duyarlı hale geldi. Konuyu bilmeden, anlamadan yeni planı savunanlar olduğu gibi, bilerek başka amaçlarla savunanlar da olmadı değil. Hele kendini uyanık zanneden bazı zevatın da, zeytinliğinden imar geçip zengin olacağını sanmasına, buralara villa konduracağını sanarak, bize el altından karşı çıkmasına ne demeli? Ne diyelim “umut fakirin ekmeği, yesin Memetler” Özellikle gazetemiz Papalina bu konuya çok geniş yer verdi. Tek amacı yapılan son Revizyon Planında olan bitenleri halka duyurmaktı. Yoksa bizim derdimiz, birilerinin bazı yerlerde söylediği gibi ne Sabancı ne de Koç’lar. Eğer bu insanlar yasalara saygı duyuyorsa ve uyuyorsa mesele yok. Ama yasaları, kuralları, hükümleri kendilerine göre uyarlıyorlarsa ve bu uygulamalar da bizi etkiliyorsa, elbette karşı çıkacağız onlara.

Bizim halka ve duyarlı insanlara onca anlatımlarımızın en büyük delilini Sabancıların kendisi, kendi elleriyle bize veriyorlar zaten. Önemli olan onu görmek ve gereğini yapmak. Yoksa işin perde arkasını bizden daha iyi bilmelerine rağmen kasıtlı olarak görmeyenlerin de elbet bir gün foyası ortaya çıkacaktır.

NEDEN PARKIMIZ YOK EDİLİYOR

Gazetemizin okurları geçen yıl Nisan ayında Sabancıların Hakkıbey Yarımadası’nda nasıl usulsüz ve izinsiz alt yapı çalışmaları ve sondaj faaliyetleri yaptıklarını bilir. Konuya çokça yer vermiştik o zaman. Çabalarımız sonucu Çevre ve Orman Müdürlüğünün katkılarıyla yasal olmayan bu çalışma durdurulmuştu. Ayrıca izinsiz sondaj nedeniyle de para cezası verilmişti. Bu çalışmaların durdurulmasında en büyük yasal dayanak burasının Tabiat Parkı Mutlak Koruma Alanında olmasıydı. Burada bırakın herhangi bir kazı yapmayı, izinsiz fotoğraf bile çekilemezdi. Bırakın yol açmayı, yeni patika bile oluşturulamazdı. Tam bu sırada Ayışığı Manastırı için fizibilite çalışması için bir ekip geldi. Cunda’da kalan bu ekip burada çevreye duyarlı grup ve yayınların olduğunu öğrenip, Hakkıbey Yarımadasında da olan bitenlerden haberdar olmuştu. İşi nasıl yapacaklarını araştırırken, Ayışığı Manastırında yapacakları çalışmanın da önünde bir engel olduğunu gördüler. Bu alan da Tabiat Parkı Sınırlı Kullanım Alanları içerisinde kalmaktaydı ve Sınırlı Kullanım Alanlarının iç hükümleri yapacakları bazı çalışmanın önünde engel teşkil ediyordu. Bir de sırada Pateriça İkinci Köy için başlayacak çalışma vardı. Buradaki çalışma da Sınırlı kullanım Alanlarının iç hükümlerine takılacaktı.

SABANCILAR İÇİN ÇÖZÜM TABİAT PARKI PLANINI YENİDEN YAPMAKTI

Sabancıların Hakkıbey Yarımadasındaki çalışmalarının önünde bu alanın Tabiat Parkı Mutlak Koruma Alanının içerisinde olması engeldi, Ayışığında ve Pateriça İkinci Köyde yapacakları çalışmalara ise Tabiat Parkı Sınırlı Kullanım Alanlarının iç hükümleri engeldi. Ayrıca ilerde burada yapılacak veya restore edilecek yapıların nasıl kullanılacağı da sorun olabilirdi. Mesela Tabiat parkı Hükümlerine göre eski Manastırlar sadece müze olarak kullanılabilirdi. Oysa Sabancıların buna niyeti yoktu. Belki ileride çevredeki kamu arazileri de lazım olabilirdi. Bunun gibi birçok şeyin düzeltilmesi gerekiyordu. Çözüm bulundu. Ne o kuruluşla ne bu kuruluşla muhatap olmaya gerek yoktu. Zaten bir de Çevreye duyarlı oluşum ve gazeteler vardı. Hepsinin elindeki kozları almak, yok etmek gerekiyordu. Veeee sonunda çözüm bulundu. Yeni bir Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Planı yapmak ve iç hükümlerini yeniden yazmak. İşte tam da bu yapıldı 2009 Plan Revizyonuyla.

HAKKIBEY YARIMADASI MUTLAK KORUMA ALANINDAN ÇIKARTILDI

ÇALIŞMA YENİDEN BAŞLADI

Yeni plan yapıldıktan sonra ve Hakkıbey Yarımadası Mutlak Koruma Alanından çıkartılıp Sınırlı Kullanım Alanına dönüştürüldükten sonra doğa katliamı hemen başladı. Daha önce durdurulan enerji nakil hattı çalışması başlatıldı. 15 km boyunca park kazılacak, ta Sarımsaklı’ya kadar. Peki buradan varsayalım ki beş vatandaş daha aynı gerekçeyle enerji nakil hattı çekmek isterse ne olacak? Park beş kez ayrı ayrı kazılıp, beş ayrı enerji hattımı döşenecek? Yanıtını verecek var mı bilemiyoruz. Bizim sorduğumuz yerler bu sorumuza gülerek yanıt verdiler ve ne yazık ki bizi doğruladılar. Ayışığı Manastırında ki çalışmaların da plan değişikliğinden hemen sonraya gelmesi herhalde tesadüf olsa gerek. Hele İkinci köy için şimdi izin başvurusu yapmaları da yine bir tesadüf olsa gerek.

BOŞUNA BEKLEMEYİN BURADAN İMAR GEÇMEZ

Kısaca Tabiat Parkımız elimizden alınıp Sabancılar Milli Parkı olacak. Kamunun ormanı da, arazisi de onların bahçesi olacak. Bir de ilerde girişlere nöbetçi kulübeleri kurulup da vatandaşta içeri alınmazsa oh ne keka.

Kimi vatandaşların yeni plan hükümlerini bilmeden, neden çıkartıldığını sorgulamadan, safiyane bir şekilde oh arsamız, zeytinliğimiz değerlenecek diye beklemeleri boşuna. Öncelikle buralardan imar geçmesi imkansız. Neden imkânsız? Öncelikle Sabancılar istemez de ondan imkansız. Koçlar, Sabancılar, Boynerler, hiç yanı başlarında ev, bina, villa, apartman isterler mi? Tüm bu çabaları zaten buna engel olmak için değil mi. Onlar kendileri için güvenlikli ve izole alanlar istiyorlar ve yalnız kendilerine ait bir park istiyorlar. O yüzden buralardan imar geçmez. Bu güzelliğin tadını tek başlarına çıkartmak istiyorlar da o yüzden buralardan imar geçirmezler. Boşuna mı onca para akıtıyorlar sağa sola ve kimi kamu kuruluşlarına. Eğer ilerde imar geçmesini isterlerse o zamanda sadece kendi arazilerinden imar geçirirler, ona göre yeni düzenlemeler yaptırırlar, boşuna beklemeyin.

İkinci olarak bu alanlar Tabiat Parkının Mutlak Koruma ya da Sınırlı Kullanım Alanlarında kalmaktadır. Mevzuat buradan imar geçmesine engeldir. Yalnızca Kontrollü Kullanım Alanlarından belediyeler imar planları yapabilir. Ortunç’ta olduğu gibi!

Üçüncü olarak neredeyse bu alanların çoğu 1. derece Doğal Sit alanları içinde kalmaktadır. 1. derece Doğal Sit alanları yapılaşmaya ve imara kapalı alanlardır. Görüldüğü gibi buralardan imar geçer, arsamız değerlenir yalanlarına inanıp yeni planı savunanlar, aslında Sabancılar Milli Parkında kalan zeytinliklerinin onlara bahçe olmasını savunmaktadırlar. Çok geç olmadan ve kendi memleketinizde yabancı olmadan Tabiat Parkına siz de sahip çıkın, gelin birlikte sahip çıkalım. 

Şükrü Kaygısız 

Mart 2010, sayı: 17 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

16/01/2018 Gün Ortalama:142  Bugün 88 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.91.48.104