Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

Numan Kaptan Diyor ki

Bu sayımızdaki konumuz Edremit Körfezi’nin tam orta yerinde bulunan, mülkiyeti Maliye Hazinesine ait, Ayvalık İlçemizin Mithatpaşa Mahallesine kayıtlı Kız Adası’dır. Bu ada tapunun 55 pafta 1141 ada 1 parsel numarasında kayıtlı taşınmazıdır.

Okurlarımız merak edeceklerdir. Neden diğer adalar hakkında bu kadar detaylı yazmadım da Kız Adası’nın incelikli detayına değiniyorum. Çünkü bu hususta okurlarıma yaşamım içinden bir anekdot aktarmayı istiyorum.

1971 yılında gemilerde çalışmak için bulunduğum Atina’da bir eğlence mekanından çıkıp oturduğum eve gitmek için bir taksiye ihtiyacım vardı. Sicim gibi devamlı yağan yağmurda işaret ettiğim bir taksi durdu ve acele olarak ön tarafa bindiğimde şoföre iyi akşamlar dedim. Nereye gideceğimi sordu. Adresi söyledim, şoför bana işinin bittiğini evine istirahata gideceğini, beni istediğim adrese değil onun gideceği adrese sapan caddede indireceğini ve oradan başka bir taksi alıp gitmemi söyledi. Kendisine rica ettim, beni bu yağmurda adresime bırakmasını, taksimetrenin fazlasını vereceğimi anlatmaya çalışırken benim değişik aksanda Rumca konuşmamdan yabancı olduğumu anladı nereli olduğumu sordu. Ben de Ayvalıklı olduğumu söyledim. Adam hızla giderken sağ tarafa yanaşıp bir fren yaptı ve durdu bana dönüp doğru mu söylüyorsun dedi? Evet dedim ama adam neden durdu acaba, beni hemen orada indirecek mi diye düşündüm ki, adam bana, benim anam da babam da Ayvalıklı önce onların yanına gidip seninle tanıştıracağım, sonra seni adresine getireceğim dedi. Adam bana samimiyetle anne ve babasından bahsederken arada bir Türkçe sözlerle sevinç ve mutluluğunu sergiliyordu. Kaliteya semtinde bir evin kapısında durduk. Kapı zilini çaldı ve yaşlı bir kadın kapıda göründü. Kadın onu görünce şaşkın bir ses tonu ile ne oldu Kosta diye sordu, o da bak sana Ayvalıklı bir hemşerini getirdim dedi. Kadın hemen Türkçe sen Ayvalıktan geldin? diye sorunca evet ben Ayvalıklıyım dedim ve kadın gelin içeri dedi ve girdik. Evin içinde kadın uyuyan kocasına bağırarak Stelya kalk bak kim geldi bize diye seslendi. Adam kalktı bu arada taksici Kosta kendi evine hanımına telefonla olan biteni anlatıyordu geç geleceğini onu merak etmemesini izah ediyordu. Yaşlı kadın ikram etmek istediğini israr ediyordu rahatsız olmayın sizi tekrar ziyaret edeceğim deyip söz verdim ve Kostayla birer kadeh likör içip arabaya bindik taksici Kosta randevuya gelmemi eğer o yoksa sokağın tabelasını bana gösterdi. Sokağın ismi (Sokratis) aklına Sokratis geldi mi bu sokağı bulursun dedi ve sonra bir çorbacıya gittik bana bir çorba ısmarladı ve oturduğum evin kapısına kadar beni bıraktı ve bana telefon et gelip seni evden alırım dedi ayrıldık. Bu enteresan ve sıcak tanışma benim için çok cezbedici oldu. İyi bir ailem oldu hissine kapıldım ve ertesi gün Kostayı aradım öğleden sonra annesinin evinde kendi hanımı, kız kardeşi, eniştesi ve çocukları da beraber akşam yemeğinde toplandık. Yaşlı anne baba 1923 Mübadelesinde kadın 23, adam 25 yaşında Yunanistan’a gelmişler ve Atina’da evlenmişler. Ama Ayvalık’tayken adamın dedesi Kız Adasında damı varmış ve hayvancılıkla balıkçılıkla uğraşıyorlarmış.

Küçük yelkenli ve kürekli bir kayık ile adaya gidip geliyormuş ve adada bazı hava bozunca 3 veya 4 gün kalıyormuş. Bu yüzden adaya bir kuyu açmış o anlatırken ben de ona balıkçılık yaptığımı o kuyuyu bildiğimi söyledim adam bana hep o kuyunun çok iyi suyu olduğunu o sudan içmemi ve onun ailesini hatırlamamı defalarca söyledi. Tabi o yıllarda Türkiye Yunanistan arasında vize vardı ve o yıllarda Yunanlılar Türkiye’ye gelmekten çekiniyorlardı. Zaten buna müsaade eden Turgut Özal 80’li yıllarda Yunanlılara vizeyi kaldırdı ve bu insanlar gelsinler bizi yakından tanısınlar diye ve bu da çok isabetli bir karar olmuştur ki Yunanlılar da akın akın gelip bizi daha yakından tanıma şansları oluyor. Fakat bizim Stelyo dayı ( Barba Stelyo ) 80’li yılları göremedi rahmete kavuştu.

Ben 1987 yılında gemilerde çalışmayı bırakıp Ayvalık’a döndüğümde ilk işim, gene gemilerde çalışırken tanıdığım Altınova Bahçeli Köyden rahmetli Berduş Mehmet’le tanışmıştım mesleğinin kuyucu olduğunu söylemişti, onun yanına bir de amele tuttum bir hafta, derinliği 4 metre olan Kız Adasının lodos tarafındaki çakıllık sahilin 6 veya 7 metre denizin bittiği yerden uzaklığı olan bu kuyuyu temizledik. Kuyunun etrafına belli aralıklarla ziraattan aldığım çeşitli meyveler diktim aylarca suladım özellikle Kız Adasında avlanmaya gidiyordum ki o fidanları büyüteyim diye ve bu arada Kız Adasına balıkçı kulübesi yapmak için müracaat ettim. Dilekçemde kamuya açık kullanılmak üzere yapacağım kulübeden herkes yararlansın diye 30 metrekare yer kira usulü ile talep ettim. Dilekçelerim Liman Başkanlığı kanalı ile yani o zamanki merhum Liman Başkanı Musa ÇETİNKAYA kanalı ile Maliye ve Gümrük Bakanlığına, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesine, Bot Komutanlığına, C. Savcılığına, Mal Müdürlüğüne olmak üzere yazışmalarım devam ediyordu. Bu arada bir samimi arkadaşım bana dedi ki bağlama üstadı Şükrü DURAN ben de bu kuyuya kapaklı bir bilezik yapayım benim de bir hatıram olsun dedi ve oraya 100 tane tuğla getirdim uygun bir gün oraya gidip yapmak için ama bir gün oraya gittiğimde ne tuğlalar oradaydı ne de ektiğim meyve fidanları. Düşünün ki o gün benim yaşadığım o üzüntüyü, kahroldum ve çok yakın zamanda bana Ayvalık Mal Müdürlüğü Milli Emlak Servisinden (Sayı: 41-1258/723 nolu ) kiralama talebime 600 m2’lik yer verilmesi hususunda 23-11-1988 gün ve 3879 sayılı yazı ile konunun mahallinde tetkik edilmesi için vasıtanın tedarik edilerek gidiş tarihinin ilgili makama bildirilmesi talebine bizzat gidip o günkü Mal Müdürü Gazi Kutluay Bey’e ve Kaymakama ben bu talebimden vazgeçtiğimi şifahen bildirdim ve bana ısrar ettiler o fidanları sökenlere onlar da benim gibi beddua ettiler.

Ben şimdi soruyorum, orada ektiğim erik, ayva, nar, kayısı, incir, armut ve iğde ağaçları şimdi 22 yaşında olacaklardı ve yazın sıcağında gölge zamanı gelince ağızlara tat meyve olacaktı. Ben bu adalarımızı hep yazarken hiç kimsenin bu adalara ve değerlerimize sahip çıkmadığımızı vurguladım bunda ne kadar haklılık payı var bu hususta takdiri okuyucularımıza bırakıp saygılar sunarım.

Bir de en son adamız Çiçek Adamız var. Bu adadan hiç bahsetmek istemiyorum neden derseniz bu güzel adamız son senelerde bazı kötü amaçlı insanların adası olduğu hemen önünde yıllardır karaya oturmuş insan kaçakçılığı gibi adi iş yapanların belgesi gibi duruyor. Adalar konusunu hitama erdirmiş olup gelecek yazılarımın konuları sahillerimiz olacak. 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

17/01/2018 Gün Ortalama:142  Bugün 21 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.242.115.30