Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

ORTADOĞU DA BİRŞEYLER DEĞİŞ TİRİL İYOR

 

Dünya sonunda Filistin dramını görmeye karar verdi; ablukaya bir çözüm getirilecek gibi…

 

İsrail yıllardır Filistin halkını pervasızca öldürmekte; insanlıkdışı bir abluka uygulamaktadır. Uygarlığın beşiğini sallamış bir halkın onyıllardır aşağılanması yetmemiş gibi son birkaç yıldır da çağdışı bir yaşama mahkum edilmiştir.Peki, BM üyelerinin durumun ayırdına varıp İsrail’i bu tutumunu yumuşatması yönünde uyarması için İsrail’in Mavi Marmara gemisine saldırması mı gerekiyordu? Mavi Marmara’da 8 vatandaşımızın öldürülmüş olması Güvenlik Kurulu’nun Batı yanlısı ülkelerini o kadar da etkilemiş olamaz.

İsrail, hamisi ABD gibi, isterse Sabra-Şatila’da olduğu gibi toplu kıyım yapar; istediği ülkeden adam kaçırır; istediği ülkede cinayet işler; isterse uluslararası anlaşmalarla yasaklanmış silahları, hem de sivillerin üzerine, yağdırabilir; yaptıkları da hep yanına kar kalırdı. Bütün bu devlet terörünün mazereti hep aynıydı: İsrail mazlum halkını gözü dönmüş cahil Müslüman teröristlerden korumak gereksinimi. Sorması gerekenler hiç sormayı akıl edemezlerdi “Kudüs’te buldozerin ezmiş olduğu Rachel Corrie kimin canına kıymıştı ya da kıyacaktı” diye. Kendisine tanınmış olan krediyi şımarık mirasyedi gibi müsrifçe harcayan İsrail neden şimdi tepki görmeye başladı ki? Hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği durumlarda dahi İsrail’I desteklemeye ikna edilebilen batılı ülkelerin kamuoylarının İsrail aleyhine gösteri yapmaları neden? Kanada’lı sofu Museviler ellerinde Türk bayrağıyla, İsrailli/İsrailli olmayan sol görüşlü Yahudiler, hatta barış isteyen İsrail vatandaşları dahil tüm dünya Gazze’ye uygulanmakta olan ablukanın neden kaldırılmasını şimdi alanlarda talep ediyorlar? Dokuz Türk’ün öldürüldüğü gemide 32 ulustan gönüllülerin, sivillerin, milletvekillerinin, gazetecilerin olması da bu durumu açıklayamıyor. Mavi Marmara olayından önce de Gazze aynı durumda değil miydi? Gazze’ye tek yardım yolu olan Refah geçidini kapattığı zaman Mısır’a neden hak ettiği tepki gösterilmemişti diye de düşünmemiz gerekir.

 

Dünyada bu tepkiler oluşmuşken ABD gene de Yahudi sermayesinin gücünü karşısına alıp İsrail’i suçlamaktan kaçınsa da Gazze ablukasının kaldırılması yolunda temennide bulundu. Mısır Refah geçidini açtı. BM Güvenlik Konseyi de İsrail’i kınamayı göze almasa da Gazze halkının yaşam koşulları, en azından, iyileştirileceğe benziyor. Bu arada Türkiye-İsrail ilişkileri dibe vurma yolunda. İsrail ile iş yapan işadamlarımız oldukça endişeli demeçler veriyorlar.

 

Bütün bu olup bitenleri analiz ederken Fethullah Gülen’e İsrail yararına demeç verdirilmesi de acaba nereye oturtulmalı? Diğer taraftan medyamızın şehitlik konusunu uzun uzun ekranda tartıştırırken ölenlerin cihad için yola çıkmış cihangirler gibi görülmesine yol açmasına ne demeli! Sanki şeytanın yeterince avukatı yokmuş gibi… Mavi Marmara’da insani yardım gönüllüleri ve barış aktivistlerinin arasına cihat gönüllüleri de karışmış olsa dahi İsrail’in uluslararası sularda korsanlık yapıp adam öldürmek suçunu hafifletici bir neden değildir. Gemide çeşitli uluslardan, dinlerden insanlar olması olayın Müslümanın Müslümana değil, insanın güç durumdaki insana yardımı olduğunu göstermesi için alanlardaki din eksenli taşkınlıkların önlenmesi doğru olur. Irak işgali öncesinde G.W. Bush’un Haçlı Seferi gafının yarattığı etkiyi hatırlayıp benzeri gaflar yapmamaya dikkat etmek gerekir.

Ayşe S. KIRIKOĞLU

Mayıs- Haziran 2010, Sayı: 19 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

28/05/2018 Gün Ortalama:186  Bugün 5 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.92.173.9