Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

AYVALIK ADALARI TABİAT PARKI KONFERANSI

Ayvalık Adaları Tabiat Parkı için Çevre ve Orman Bakanlığı’nca hazırlanan 2009 yılı revizyon planına itiraz eden “Ayvalık Adaları Tabiat Parkını Koruma Platformu”, tabiat parkını tanımak ve korumak için bir konferans düzenledi. 14 Mayıs 2010 Cuma günü Alibey( Cunda) Adası Kültür Merkezi’de gerçekleştirilen konferansa Prof. Dr Kerim Alpınar ve Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr Abdullah Soykan konuşmacı olarak katıldılar. Konferansın kolaylaştırıcılığını EGEÇEP Yürütme Kurulu üyesi Ziraat Mühendisi Halil Coşkun yaptı.

Konferansın ilk konuşmacısı Prof. Dr Kerim Alpınar oldu. Alpınar konuşmasına TÜBİTAK ile İstanbul Üniversitesi tarafından desteklenmiş bir proje kapsamında 1 Eylül 1995–1 Nisan 1999 tarihleri arasında bölgeye 15 bilimsel araştırma gezisi düzenlenmiş ve 1917 örnek toplanarak teşhisleri gerçekleştirilmiş; bölgede tedavi alanında ve gıda olarak kullanılan bitkiler konusunda da bilgi toplandığını kaydederek başladı.

Park'ta Türkiye'nin başka hiçbir yerinde bulunmayan 4 tür doğal olarak yetiştiğini, ayrıca Türkiye'de dar yayılış gösteren 4 bitki türünün bulunduğunu ve en az 752 farklı bitki türünün yetiştiğini belirlediklerini söyleyen Alpınar, “Çok değişik canlı türlerinin yaşamasına elveren parkta yoğunluk olarak karşılaştırıldığında Türkiye ortalamasının 4 misli fazlası yetişiyor. Söz konusu Tabiat Parkı, gerek bitki çeşitliliği gerekse Ayvalığa bu bitkileri temin eden bir bölge olması nedeniyle korunması gerekli bir yerdir. Kayalıklar, sulak alanlar, kumsallar gibi her birinde farklı bitkilerin yetiştiği ekosistemlerin mevcut olduğu parkta yapılaşmaya hiç bir şekilde izin verilmemelidir. Aksi takdirde bitki örtüsü geriye dönülemez şekilde tahrip olur ve bölge biyolojik zenginliğinden çok şey kaybeder. İnsanlar olarak buna hakkımız yok.” dedi.

1995 yılında ilan edilen Tabiat Parkı'nın sorumlu kadrosunun acilen genişletilmesini isteyen Alpınar, bölgede bir botanik bahçesi ile müze kurulmasını önererek bu konuda Türkiye’deki benzer parklara örnek olunacağını, mavi renkli bir diken türü isminin hiç bilinmediğini, hatta buna bir isim koyarak tabiat parkı logosunda kullanabileceğini söyledi. İyi korunan, temiz ve biyolojik yönden zengin bir Ayvalık Adaları Tabiat Parkı'nın varlığı, Ayvalık için gurur kaynağı olabileceği gibi, Ayvalık'a turist olarak gelenlerin ve dolayısıyla turizm gelirlerini daha da artmasına neden olacağını, Tabiat Parkı'nda gerçekleştirilecek ve çevrenin bitkilerini, doğal yaşamı tanıtacak günübirlik doğa yürüyüşlerinin konuya ilgiyi arttıracağını belirterek “Bize miras kalan, çocuklarımızdan ödünç aldığımız bu Parkı korumak en azından gelecek nesillere bu haliyle aktarmak gerekir” dedi.

2004 yılından bu yana geçen süre zarfında hiçbir çalışma gerçekleştirilmeden ve bölgede mülkiyet el değiştirildikten sonra bu gün yeni revizyon planı yapılmasının manidar bulan Alpınar, “Bu gün ise yaptığımız gezintide iş makineleriyle patikaların tahrip edilmesine tanıklık ettik. Ay ışığı manastırına ise yaklaşamadık. Tabiat Parkı gerçekten cennetten bir köşe niteliğinde. Ancak bu dünyada cennetten bir yer almak isteyen o kadar çok nüfuzlu kişi var ki... Parka sahip çıkması gereken bölge yöneticilerine, öğretmenlere, gençlere, gerçek doğaseverlere ve doğa koruyucularına, bölge insanına nasıl bir doğal servete sahip olduklarını anlatma ve benimsetme konusunda sizlere çok iş düşüyor gibi, ne dersiniz?” sorusuyla sözlerini tamamladı.

İkinci konuşmacı Doç. Dr Abdullah Soykan ise söze başlarken “2009 Revizyon Planına Neden İhtiyaç Duyuldu?” diye sordu. Doç. Dr Abdullah Soykan, Ayvalık adalarında, tabiat parkı kararının 1995 yılında alınış tarihçesini anlatarak bu kararın alınmasında yerel halkın ve yöneticilerin bilgilendirilmediğine değindi. Tabiat parkının yöre insanı ile birlikte kullanarak- korunmasının önemine dikkat çekti.

2005 yılı plan hükümlerine uygun, kontrol noktaları, ziyaretçi giriş kapıları, patika yollar, manzara seyir terasları, gibi hiçbir çalışma yapılmadığını alan kılavuzu ve koruma elemanı görevlendirilmediğini, Ayvalık belediyesince 2005 yılında yapılan itirazların reddedildiğini bölge halkının ihtiyaçlarına yönelik bir çalışma yürütülmediğini söyleyerek denenmemiş bir planın neden ve ne için değiştirildiğini sorguladı. 2005 yılından sonra birçok yerin el değiştirilmesi sonucu yeni mülk sahiplerine göre bir plan revizyonuna gidilmiş olduğu görüşünü dile getirdi.

Bu plan değişikliğinde önemli bir unsurun da eski planda olmayan bu gün karşımıza çıkan, 3 bakanlığın izniyle hazine arazilerinin satışına imkan tanınması olduğunu söyledi. Bu da yeni mülk sahiplerine ilave alanlar açılması demekti. Ormanlık Hazineye ait ormanlık bölgelerin, mutlak koruma alanından sınırlı koruma alanına çevrilmesinin ardındaki mantık da buydu.

Konferansımıza katılarak bilgilerini bizimle paylaşan ve Tabiat Parkı’nın korunması için verdiğimiz mücadelede bizi cesaretlendiren ve yanımızda olduklarını hissettiren hocalarımız Kerim Alpınar ve Abdullah Soykan’a teşekkür ediyoruz.

Nebahat DİNLER

Mayıs- Haziran 2010, Sayı: 19 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

16/01/2018 Gün Ortalama:142  Bugün 87 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.91.48.104