Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

G I R G I R A V C I L I Ğ I

Saygıdeğer Papalina okurları Cunda’dan merhaba,

Geçen yazımda sizlere gırgır yasağının delindiğinden bahsetmiştim. Diyeceksiniz ki nedir bu gırgır? Bu avcılık türü 80’li yıllarda denizlerimizde yaygınlaşmaya başladı. O zamanlar sayıları çok azdı. Ama son yıllarda gırgır ve trol sayısı Türkiye genelinde 2000 olduğuna göre, demek ki en az dört kat arttı diye düşünüyorum.

Şimdi bu sistemin ne olduğunu, nasıl geliştiğini, ne kadar ve nasıl büyüdüğünü anlatmak istiyorum. Karadeniz’de palamut ve lüferi yakalayan çevirme ağları vardı. Balığı görürsünüz, ağınızın ağ göz açıklığı 30 veya 32 mm’dir. Yani 3–3,5cm büyüklüğünde bu ağların derinliği 20–25 metreydi. Altındaki kurşun ağırlığı 150-200kg civarındaydı. Ağ uzunluğu balıkçı tabirinde boy veya posta diye geçer. Bir boy ağ 70–80 kulaç civarında olduğuna göre, bir takım çevirme ağını 6–7 boy olarak düşünürsek demek ki 450–500 kulaç uzunluğa eşit olduğunu görürüz. Bu ağlar sadece lüfer ve palamuda çalışır. Bazen diğer balıklar da denk gelebilir. Ama asıl amaç bu balığı yakalamaktır.

Diyeceksiniz ki bu açıklama zorunluluğunu neden hissettin, gırgır ağı da bu takımdan esinlenerek var edildi. Arasındaki farkı anlayabilmeniz için şu bilgileri size vermek zorundayım. Bu ağı taşıyan tekne boyu en fazla 12–13 metredir. Gelelim gırgır’a. Gırgır tekneleri 15 metreden başlar,75 metreye kadar gider. Ağ göz açıklığı 7 mm. ile 12 mm. arasında değişir. Yani içinden su bile geçmez. Ağ uzunluğu 1500 metreyi bulur,1500m’yi geçeni de olabilir. Altında 1 veya 2 cm’de bir 300–400 gramlık kurşun olduğunu düşünürsek 1500 metrede ne kadar ağırlığa ulaşır, siz hesaplayın. Bunun yanı sıra ağın altını basmak, yani toplamak için kullanılan (mapa) yani demirden yapılmış halkalar ve onun içinden geçen çelik teli de hesaplarsak herhalde bu da 1-2 ton eder. Sakın bunları elle falan çektiklerini düşünmeyin; mümkün değil. Bu teknelerde 2 ana, 3–4 tane de yardımcı olmak üzere 6 tane motor vardır. Ağ derinliği 200 metreyi geçtiği de olur. Bu ağı devasa hidrolik makaralar basar. Bu makaralar denizin dibini basacak güçtedir. Bu teknelerde en az 3 dip, bir iki tane de taramalı cihaz vardır. Bu cihazlar denizdeki balığı değil, planktonları bile gösterir. Bu gemilerin arka tarafında ‘bot’ tabir ettiğimiz 1 veya 2 tane ufak tekne vardır. Siz onun ufak olduğuna bakmayın, en büyük işlev onlarındır. Çünkü o tekneler olmazsa o koca gemi hiçbir iş yapamaz.

Bir de ‘lamba kayıkları’ vardır. Onun da yaptığı iş diğerlerinden farksızdır. Nasıl avlanır? Bu tekneler akşamüstü denize açılır. Başta bahsettiğim taramalı cihazlar açılır. Taramalı cihazlar ile dip cihazının arasındaki fark, biri sadece dikey, diğeri 5km daireyi gösterir. Yani siz bir noktada duruyorsunuz,5 km sağınızda, solunuzda arkanızda, önünüzde olan balığı görüyorsunuz. Balığı gördünüz, sonrası bu cihaz kapatılıp diğeri dikeyden devreye girer. Çünkü diğer cihaz çok güçlü eko verdiğinden balığı deliye döndürür, dağıtır. Balık bulundu, sonra iş lamba kayığına düşer. Lamba balığın olduğu yere yakılır, olandaki tüm balık sürüsü ışığın altına toplanır. Büyük tekne belirli bir saat sonra lamba kayığına yaklaşır ve balığın toplanıp toplanmadığına bakar. Eğer toplandıysa, lamba kayığından belirli bir mesafe açılarak arkasındaki botu denize bırakır. Ağın ucu bota bağlıdır ve lamba teknesini daire şeklinde çevirerek bıraktığı bota yanaşır. Bıraktığı ağın ucunu büyük tekneye alarak sabitler.

Bu arada başta dediğim gibi iş bota düşer. Bot büyük tekneyi tam ortasından bağlayarak var gücüyle tekneye asılır. Bu arada büyük tekne hızlı bir şekilde ağın altını çelik tel aracılığıyla basar. Ağın alt kısmı büyük tekneye geldiği zaman lamba teknesi ışığı söndürür ve ağı terk eder. İşte o zaman balığın işi bitmiştir. Şimdi soruyorum, dünyada ışıkla her türlü avcılık yasak bildiğim kadarıyla. Biliyorsunuz ışıkla tavşan avlamak, gece balık vurmak dönem boyunca yasaklanmıştır ama gırgıra serbest. Bir de daha önceleri 4000 watt olan ışık gücünü 8000 watt’a çıkardılar. Peki, bu tekneler ne kadar güç kullanıyor biliyor musunuz?20000–25000 watt, belki daha fazla. İnanın denize çıktığınız zaman güneş doğuyor dersiniz.

Şimdi denizde mesafe, derinlik, balık boyu ayırt etmeksizin çalışan bu dev sistemin dünya kurulduğundan bu yana biriken stoku 20 yılda bu duruma getirdiğini düşünürsek bir 10 yıl sonraki (bu rakamı iyimser olarak veriyorum)denizin hali ne olur, takdirini sizlere bırakıyorum.

Hasan TOSYA (Balıkçı-CUNDA)

Mayıs- Haziran 2010, Sayı: 19 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

16/01/2018 Gün Ortalama:142  Bugün 87 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.91.48.104