Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

ANAYASA PAKETİ II

ANAYASA PAKETİNE HAYIR


Hayır cephesinde ilk öne çıkan partiler Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP). CHP ‘Hayırda Hayır Vardır’ sloganıyla Anayasa paketine karşı kampanyasını başlattı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin dokunulmazlıkların ve YÖK’ün kaldırıldığı, özgürlüklerin verildiği, seçim barajının düşürüldüğü bir Anayasa’yı savunduğunu, AKP Anayasası’na karşı olduğunu söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise Anayasa değişiklik paketinin toplumsal mutabakatı yansıtmadığını ve TBMM çatısı altında mümkün olabilecek en geniş tabanlı uzlaşmaya dayanmadığını ileri sürerek AKP’nin gizli emellerine karşı Türk toplumunu aydınlatma kampanyasına çağrıda bulundu.
 
BİR BAŞKA HAYIR MÜMKÜN MÜ?
NE 12 EYLÜL ANAYASASI NE AKP ANAYASASI

Sol partiler kendi ‘hayır’larının gerekçelerini CHP ve MHP’den farklı olduğunu ileri sürüyorlar. Yeni Anayasa değişikliğine hayır demelerinin 12 Eylül Anayasası’nı destekledikleri anlamına gelmediğinin altını çiziyorlar.


Emek Partisi (EMEP) mevcut anayasayı tutuculukla savunan muhalefetten farklı olarak, Anayasa değişikliğinin bir demokrasi aldatmacası olduğunu düşündüğü için hayır dediğini söyledi. EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Anayasa paketinin antidemokratik meşrulaştırma ve güçlendirmeyi gözettiğini, var olan yargıyı demokratikleştirmediğini ileri sürdü. İçinde Kürt sorununun çözümünü savunan, emekçilerin sosyal hak ve kazanımlarını koruyan yeni bir anayasayı savunduklarını belirtti.


Türkiye Komünist Partisi (TKP) Anayasa paketine hayır oyunun nedenini “AKP’nin kendi iktidarını sağlamlaştırmak, yürütme erkinin diktatörlüğünü pekiştirmek için yaptığı ve yapmaya çalıştığı bütün yasal düzenlemelere karşı koyuş”, “12 Eylül’ün halkımıza dayattığı Anayasa’nın değiştirilmekte olduğu yalanlarını boşa çıkarmak” anlamlarına geldiğini, Genel Merkezden yapılan yazılı bir açıklamayla duyurdu. TKP diğer sol partileri bu kampanyada güç birliği yapmaya çağırdı.


Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş da partisinin AKP Anayasası’na hayır diyeceğini açıkladı: “12 Eylül Anayasası'nın bütünüyle ortadan kaldırılmasını; yüzde 10 seçim barajının kaldırılmasını, bütün siyasi fikirlerin parlamentoda temsiline olanak verecek bir kurucu meclisle eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir anayasa hazırlanmasını istiyoruz”. ÖDP ne 12 Eylül huğunu ne de AKP Anayasası’nı istediklerini, eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir anayasa talep ettiklerini söyledi.


Halkevleri de Anayasa paketine hayır diyenlerden. Halkevleri Genel Başkanı İlknur Bir ol, “AKP’nin Anayasa değişikliği ve bir demokratikleşme adıyla yaptığı iş, aslında devlette AKP zihniyetinin, gerici ve neoliberal zihniyetin tahkim edilmesidir,” şeklinde konuştu. Ülkenin yeni Anayasa teklifi ile demokratikleştirildiği söyleminin doğru olmadığını söyleyen Birol, Halkevlerinin sloganını,“12 Eylül 1980 Anayasasına da 12 Eylül 2010 AKP Anayasası’na da hayır!” olduğunu söyledi.


Sendikalar arasından Anayasa değişiklik paketine hayır diyen sendika Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) oldu. Konfederasyon "12 Eylül ürünü AnayasaK'a da, 12 Eylül uzantısı Banayasa’ya da hayır" başlıklı bir kampanya başlattı. DİSK'in yeni Anayasa için hazırladığı ve hükümetle de paylaşılan ‘Özgürlükçü-Eşitlikçi Demokratik ve Sosyal Yeni Bir Anayasa İçin Temel İlkeler’ başlıklı raporunun AKP tarafından yeterince dikkate alınmadığını dile getiren DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Anayasa değişikliğinin, "Emekçilerin elini kolunu bağladığını" ileri sürdü ve “Yetmez ama Evet” diyenleri eleştirdi.


Önemli demokratik kitle örgütlerinden Türkiye Mühendisler ve Mimarlar Odası Birliği (TMMOB) da referandum oyunu ‘hayır’ olarak açıkladı. TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı “12 Eylül Hukukuyla hesaplaşmayan pakete hayır” diyeceklerini açıkladı. Soğancı 12 Eylül 2010’a dek sürdürecekleri kampanya ile AKP’nin “kendi dünyasının Anayasası’nı” geçirmemeye çalışacaklarını söyledi.

Sol içinde ‘hayır’ tartışmaları sürerken, Yeniden Dergisini çıkaran Gençlik Muhalefeti’nin hazırladığı ileri sürülen İki Hayır Birden kampanyası dikkatleri çekti. Papalina yayına hazırlandığı sırada 300’e yakın imza verilen bu kampanyanın mesajında şu ifadeler yer alıyor:
‘AKP'nin güya 12 Eylül ile hesaplaşma adına onun yöntemine, özüne ve ruhuna sadık kalarak yaptığı ve kendi iktidar alanını genişletme çabasının ürünü olan Anayasa değişikliğine karşı net bir karşı duruşla birlikte, statükocu milliyetçi güçlerden de kendisini ayıran 'başka türlü bir hayır' çizgisinde birleşiyoruz. 12 Eylül'ün ve onun ürünlerinden birisi olan AKP'nin anayasası ile hesaplaşmak için referandumda 2 Hayır birden diyeceğiz. 12 Eylül Anayasasına da AKP'nin anayasasına da HAYIR. Demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa istiyoruz. Bunu ancak mücadele edenlerin, kendi elleriyle yazacağını biliyoruz.’
 
REFERANDUMU BOYKOT


Evet ve hayır dışında bir başka öneri boykot olarak formüle edildi. Anayasa değişiklik paketinin toplumsal barışa destek vermekten uzak olduğunu söyleyen Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) referandumda boykot kararı aldı. BDP İstanbul İl Başkanı Mustafa Avcı ‘AKP’nin evetinde de, CHP-MHP’nin hayırında da savaş, kan, gözyaşı ve ölüm var. Her ikisi de savaşın derinleşmesinden yana’ şeklinde konuştu. Avcı’ya göre ‘Boykot tavrı tarafsızlık değildir. Birlik beraberlik ve kardeşlikten yana taraflılıktır. İstenen ise; 'demokratik bir anayasal düzenlemedir.’


Boykot kararı alan diğer sol partiler, Anayasanın tabandan gelecek mücadeleyle oluşturulmasını savunan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), Emekçi Hareket Partisi (EHP) oldu.


ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, paketin halktan yana bir değişiklik paketi olmadığını söyledi.

“Önümüze demokrasi adına birtakım kırıntılar atıyor ve bu kırıntılarla oyalanmamızı istiyorlar. Bizim kısmi düzenlemelere değil 12 Eylül Anayasasının toptan reddine ihtiyacımız var.” Referandum adı altında ‘40 satır mı 40 katır mı’ tercihi dayatıldığını söyleyen SDP Başkanı Günay Kubilay emekçilerin ve ezilenlerin temel taleplerini içeren özgürlükçü, eşitlikçi, katılımcı, demokratik bir Anayasa gücünü sokaktaki kitle mücadelesinden alacağını söyledi. EHP Genel Başkanı Sibel Uzun ise halkın ve emekçilerin sürece dahil edilmemesini, hükümetin BDP’nin görüşünü almamasını eleştirdi.

Aydın, yazar, gazeteci, sanatçı ve akademisyenlerden oluşan aktivistler Anayasa değişiklik paketinin oylanacağı 12 Eylül günü "Ne evet ne de hayır" diyeceklerini açıklayarak boykot çağrısına katıldılar.  "12 Eylül ruhunu koruyan yeni anayasa değişikliğinin referandumunda yurttaşları sandığa gitmemeye" çağıran grupta Erdoğan Aydın, Ertuğrul Kürkçü, Faik Bulut, Gençay Gürsoy, Yusuf Çetin, Ece Temelkuran gibi isimler yer alıyor.
Sosyalist Gelecek Parti Hareketi,  “Darbe anayasasını da, AKP aldatmacasını da; Kabul Etmiyoruz” diyerek Anayasa değişikliği referandumunu boykot eden grupta yer aldı. SGPH’den Ertuğrul Kürkçü,12 Eylül diktatörlüğünü ortadan kaldıracak, emek ve özgürlüğe  dayalı yeni bir anayasa yapacak bir Kurucu Meclis için harekete geçilmesi gerektiğini belirtti.

OY ÇAĞRISINDA BULUNMAYANLAR             
Anayasa Paketi konusundaki kararını açıklaması beklenen bazı kitle örgütleri ise, genelde Anayasa değişikliğiyle ilgil fikirlerini söylemekle beraber tabanlarına çağrıda bulunmayacaklarını söylediler.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Başkanı Mustafa Kumlu, “Anayasa çalışmalarından temel beklentimiz, yapılacak değişikliklerin Anayasa'nın bütününü kapsaması ve önceki değişikliklerin ürünü olan çelişkilerin giderilmesiydi. Ancak bu gerçekleşmedi. Referandum sürecinde tabanımıza sınırlama getirmeyeceğiz.” Kumlu sürecin toplumsal kutuplaşmaya yol açmadan yaşanmasını istediğini ekledi.


Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Başkanı Sami Evren ise karar açıklamayacaklarını, ama Anayasa değişikliği taslağına karşı muhalefeti sürdüreceklerini söyledi. “AKP hükümeti yokken de toplumun en temel sorunlarının çözümü için 12 Eylül Anayasası'nın iptalini talep ediyorduk. Oysa pakette böyle bir yaklaşım yok. Kürtler için eşit yurttaşlık, Aleviler için din ve vicdan özgürlüğü öngören bir düzenleme görülmüyor. Referandumda maddeler ayrı ayrı oylanabilseydi evet ya da hayır diyeceğimiz düzenlemeler olabilirdi ancak paketin tamamına evet diyemeyiz.” dedi.


Kamu-Sen ise henüz kararını açıklayamadı. Genel Başkan Bircan Akyıldız, "Anayasa paketinin bizi tatmin etmediğini daha önce açıklamıştık. Gelinen noktada pakette önemli bir değişiklik yok. Durumu değerlendirip Kamu-Sen'in referandum hakkındaki tavrını yakında kamuoyuna duyuracağız" dedi.

Yeşiller Partisi tarafından yapılan açıklamada 4. yol önerilerek  “Ne Evet Ne de Hayır” dendi. “Bu bir boykot çağrısı da değildir" denilen açıklamada herkesin vicdaninin sesini dinleyerek en doğru kararı vereceği belirtildi. Geçici 15. maddenin kaldırılması önemli olduğu ancak 12 Eylül'le hesaplaşmak için yeterli olmadığı vurgulayan yeşiller yüzde 10 seçim barajının da kaldırılması gerektiğini söylediler.

 

[1] Bu derleme hazırlanırken Bağımsız İletişim Ağı’nın internet sitesi haberlerinden yararlanılmıştır.  www.bianet.org . Yazıdaki sınıflandırma Papalina’ya aittir. 
 

Nebahat DİNLER
Temmuz 2010, sayı: 20 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

22/06/2018 Gün Ortalama:182  Bugün 92 Ziyaret var  Sitede 2 kişi var  IP:54.92.153.90