Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

MEKTUP

Papalina adlı yayının son sayısında yer alan Tabiat Parkı ile ilgili konferans haberini okudum. Gayet güzel verilmiş, ellerinize sağlık. Ancak dün, söz konusu yayının diğer sayfalarını da okudum ve kişisel görüşüne yer verilen 'Numan Kaptan diyor ki' başlıklı son sayfayı da okudum ve üzüldüm. Üzüntüm, Papalina gibi özellikle Tabiat Parkı'nın korunması konusunda gösterilen titiz çabaların yer aldığı bir süreli yayında bir anlam karmaşasına yol açılması ihtimalinin olmasından dolayı. Kişisel görüş de olsa, doğrularla çelişen bilgilerin süreli bir yayında yanlış yönlendirici bir şekilde yer alacağını düşünemediğimden ve Papalina'da belki de Numan Bey gibi düşünen kişiler olabileceği düşüncesiyle, doğru bilgi aktarmanın gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle aşağıdaki noktaları bir kez daha vurgulamak istedim :

- Ben 'tıbbi bilimler uzmanı' değil, eczacıyım. 'Tıbbi bilimler uzmanı' ne demektir, hiç bir fikrim yok.
- 'Bitosfer' ne demektir, bilmiyorum.
- Konuşmamda bitkilerin toplanmaması gerektiğinden hiç söz etmedim. Bilakis tabiat parkı'nda doğal florasında gıda ve tedavi edici olan bitkilerin varlığından bahsettim ve bunların yöre insanına yararlı olması nedeniyle yetiştikleri bölgenin korunması gereğinden, bu alanlar tahrip edilirse, insanların söz konusu bitkileri orada bulamayacaklarını söyledim. İnsanlara yarar sağlayan bitkileri toplamazsanız insanlara nasıl yararlı olacak?
- Tabiat parkı olarak ilan edilmiş bir bölgede tabii ki hayvan otlatılmaz. Hayvan otlatılması başka yerlerde de yapılabilir. Herkesin bildiği gibi Tabiat parkı'nda hayvan otlatılması hem yasal değildir hem de bitki örtüsüne zarar verir.
- Aynı şekilde mevcutların dışında tarım alanlarının açılması doğru değildir. Numan Bey keşke toplantıda Tabiat Parkı'nın ne anlama geldiğini sorsaydı.

- 'Adalarda 200 m açığa demirlenmeli' dediğimi hiç hatırlamıyorum. Uzmanlık alanım olmadığı için böyle bir öneride bulunmuş olmam mümkün değil. Ama gezi teknelerinin kıyılara girip yolcularının çöplerini kıyılara atmalarına kayıtsız kaldıklarını gözlerimle gördüm.
- Mavi bayrak sahibi olmanın bir tabiat parkı için gurur verici olduğunu düşünmüş ancak sonradan bunun verilişinde kriterin ne yazık ki (!) sadece temizlik olmadığını öğrenmiştim. Bu yüzden 14 Mayıs'taki konferansta bunun ayrıntısına da girmedim.

2000 yılından itibaren Ayvalık Adaları Tabiat Parkı'nın önemini vurgulamak ve korunması konusunda yapılması gerekenleri yöre insanıyla paylaştığımız ve hepsi de Ayvalık ve yakınında düzenlenen söyleşilerde Numan Kaptan'ı hiç görmedim. Keşke o toplantılardan, hiç olmazsa birine katılabilseydi kendini büyük bir zevkle aydınlatır ve belki başka bir nedenden, belki de duymak istediklerini duyamayınca infiale kapılmasını önlemek imkânı olurdu. Ayrıca en azından bilmeme ve yanlış anlamadan kaynaklandığına inandığım görüşlerine yer ayırırken konferansa neden Tabiat Parkı sorumlularının katılmadıkları ve yerel yöneticilerin ilgi göstermediklerini sorsaydı.


1995 yılından beri gözlemlediğim kendi kişisel çıkarlarını ve ileriye dönük planlarını gizleyerek her türlü bölme ve çarpıtarak zayıflatma çabalarına rağmen, Ayvalık Adaları Tabiat Parkı'nı korumak için gösterdiğiniz doğru adımları destekliyor, selam ve sevgilerimi iletiyorum.


Kerim Alpınar

Temmuz 2010, Sayı: 20 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

18/01/2018 Gün Ortalama:142  Bugün 20 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.163.39.19