Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

DÜNYA YALNIZ BİZİM DEĞİL

Sokaklarda kontrolsüz dolaşan sahipsiz hayvanlar toplum sağlığı açısından sakıncalıdır. Fakat tek çözüm yolu vurma ya da zehirleme olmamalıdır... Geçmişte yaşananlar, çocukluğumuzdan beri bizi derinden etkileyen yöntemler yerine bu sorunun çözümü sokaklarda sahipsiz ve kontrolsüz hayvan olmasını engellemektir. Bunun yolu ise KISIRLAŞTIRMADIR.

Öldürerek yok etmek değil, başarılı bir kısırlaştırma kampanyası yapılması halinde beş yıl sonra sokaklardaki başıboş, kontrolsüz gezen hayvanların üremesini engelleyebiliriz. Modern bir toplumda sokaklarda sosyalleşmemiş hayvan bulunmaması gerekir. Eğer varsa bu onların suçu değil, onları kısırlaştırmayan, aşılarını tamamlamayan, yaşam hakkına saygı duymayan bizlerin, yerel yönetimlerin suçudur. Hiçbir hayvan belediye ya da İlçe Tarım Müdürlüğüne gidip '' Benim aşımı yapın ya da beni kısırlaştırın ki çocuklarım dövülerek, zehirlenip can çekişerek ölmesin.” diyemez...

Hayvanların ilkellikle azalmasını değil, insancıl yollarla rehabilite edilmesini, kayıt altına alınmasını ve sahiplendirilmesini sağlamalıyız. Bu çalışmalar sonucunda hem insanlar rahatlamış olur, hem de çaresiz ağzı dili olmayan hayvanları insanların vahşetinden korumuş oluruz. Gandi,” Bir toplumun ahlaki gelişmişliğini ve uygarlık seviyesini anlamak istiyorsanız, hayvanlarına nasıl muamele ettiğine bakmak yeterlidir.” demiş. Hayvanlar doğanın insana en yakın ama en çaresiz, muhtaç olanlarıdır. Durum böyle iken, sokakta kendi halinde giden bir köpek gördüğünde ondan rahatsız olanların durup bir düşünmesi gerekmektedir. Gıdalarımıza zararlı kimyasallar katan imalatçılara, hormonlu sebze, meyve yetiştiren üreticilere, zehirli atıklarını arıtmadan içtiğimiz suya karışmasını engellemeyen fabrikalara, zehirli dumanlarıyla bizi zehirleyen tesislere, trafik canavarlarına v.b bunlar gibi tepki gösterilmesi gerekenlere tepki vermiyoruz da sürekli taşlanan, yakılarak öldürülen, tecavüze uğrayan, kolu bacağı kesilen, kuyruğuna teneke bağlanan hayvancıklara tepki gösteriyoruz...

Nasıl ki sokaktaki her insan potansiyel hırsız ya da kapkaççı olamazsa, sokakta dolaşan her hayvan da saldırgan değildir. Bu dünya yalnız bizim değil, onlarla birlikte yaşamayı öğrenmeyi denemeliyiz. İnsanoğlu gelişen teknolojiyle birlikte bahçeli evlerinden apartman yaşantısına geçince sokaktaki can dostlarından da kopmuş oldu. Doğada var olmalarını istemek, yaşam haklarına saygı duymak hayvan sevmek demektir. Çaresiz, muhtaç olan her YARATILMIŞIN insan, bitki, hayvan hiç fark gözetmeksizin korunmasını, yardım edilmesini umuyor, toplum olarak duyarlılığımızı kaybetmememiz gerektiğini, ezilen, kötü muamele gören tüm canlılara merhamet gösterilip şefkat gösteren bir toplumda yaşadığımızı bilmek istiyoruz...

Bu dünya hep birlikte, hepimizin.

Saffet CANBAZ

Eylül 2009, Sayı:11 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

24/06/2018 Gün Ortalama:183  Bugün 83 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.81.112.7