Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

Numan Kaptan Diyor ki

Lale Adasından biraz bahsedelim bu sayımızda.1960 lı yıllarda Ayvalıktan bu adaya geçerken diz üstüne kadar pantolon paçalarını sıvamak suretiyle adaya geçerken bazen Ayvalık tarafına ve bazen Edremit körfezi tarafına doğru akan suyun akıntısını görürdünüz. Eski at arabacıların yaptıkları muhabbete Cunda’ya bir yük getirmek için oradan geçerken araba tekerleklerinin şişmesi ile gıcırtı sesi kısılmasından memnun olduklarını ifade ederlerdi. 1966 da Cunda ile Lale adasını bağlayan köprü yapılırken Lale adası ile Ayvalık arasına yapılan dolgu ile o güzelim su sirkülasyonu tam manası ile kesildi ve 1990 lı yıllara kadar orada kesilen su sirkülasyonu Ayvalık limanını içinde denizin iyice kirlendiği fark edildi ve o yolun bir yerine 90 lı yılların belediyesinin bir çalışması ile 2m genişliği olan bir menfez açıldıysa da bu çok yetersiz oldu daha sonra bu yolun trafiği yoğun oldu ve yayaların yürüyüş yolu düşünülerek dolgu yapılıp genişliği bir misli daha arttırıldı. Benim gibi kısır düşünceli kişilerin o zaman kahve muhabbetlerinde oraya oval bir köprü yapılmasını konuşuyorduk ama konuştuklarımızı hiç kimse duymadı duyduysa da önemsemedi çünkü biz seçilmiş bilirkişi değildik. Seçilmiş bilir kişiler o yolu genişletirken daha ucuza mal edilecek köprüyü yapacağına daha çok doldurup o yolun ismini de gönül yolu koydular yani Ayvalık limanının içine pislik dolmasına sebep olundu. Zaten Ayvalık limanı içinde 1980 li yıllarda ihracat yapılıyor döviz geliyor diye cüzi paralarla balıkçı kayıklarından midye alma modası çıkmıştı. Ayvalık limanındaki her karış kangava denilen aletlerle sürükleme sürati ile hergün yüzlerce ton midye ve kabuklu su ürünleri çıkartıp Midilli’ye gönderiliyordu. Bunu sonra İtalya takip etti o zamanlardaki çobanlar koyunlarını satıp kayık alarak midyecilik yapmaya başladı. Ayvalık limanından çıkartılan bu midyeler kıllı midye diye tabir edilen iyi bir midye cinsi ve çok akıntı olmayan sularda yani Ayvalık limanı gibi havuz halinde olan yerlerde çabuk ürediği için Yunanlılar bunun Midilli Kaloni körfezinde denemişler. Olumlu sonuç alan su ürünleri çalışmalarında alınan midyelerin ilk zamanlar midyeyi çıkarıp satanlardan üzerine yapışık olan taş toprağın iyice temizlenmesi istenirken sonraları özellikle midyelerin yapışık olduğu taş toprağı ile talep ettiler bu midyeleri. Aldığımız duyumlarla KALONİ körfezlerinde atıp yetiştiriyorlar. Bizim Ayvalıkta artık midye avcılığına gidenler masraflarını dahi karşılayamaz duruma geldi ve o zaman da bu iş yasaklandı. Her halde bizim kangava aletlerimizin sürtünmediği yerler varsa ve orada biraz midye kalmışsa 100 sene sonra Ayvalık limanı eski midye kalabalık ve bolluğuna inşallah kavuşur. Yani bilimsel açıdan bakılırsa eğer biraz bizde mantıken düşünürsek Ayvalık limanında 1975 li yıllara kadar Ayvalıklının yüzmeyi öğrendiği pilajlar kalmadı. Cunda plajı, Çamlık, Kapri, Altınkum gibi plajlarımız tarihe kavuştuğu gibi limanın balık çeşitleri de aynı Çipra, Sinarit, Mercan, İzmarit, İstavrit, Kupa, Levrek ve Kefal balıklarının bolluğu da tarih oldu. Çünkü bir tek midye 24 saatte en az 1 ton 250 kilo suyu temizleyip bakteriyal beslenmesi suretiyle yani bu demek yüz binlerce ton çıkarıp sattığımız çoğunlukta Midye, Ayfada, Kaloromiş, Shel kabuklu deniz mahsullerimiz yok olduğu gibi liman suyumuz da yok oldu. Bu mevzuya Lale adasıyla başladık gene Lale adası ile noktalayalım. Bu adanın kuzey kısmında bir turizm okulu inşaatı poyrazın taksim olduğu bir noktada yıllardan beri inşaatı devam ediyor ve öyle geliyor ki yıllarca devam edecek. Yapanla yaptıranları da rahatsız ediyordur muhakkak. Ama bizi rahatsız eden bir konu var ki çok az bilinir bu inşaat ilk kazılarına başladığı zamanlar inşaatın kuzey batısında bir batık şehir olduğu söylenir ve balıkçılar buraya fındık limanı derler ve bu inşaatın temel hafriyatını buraya dökerlerken bir ihbar olan zamanın liman başkanı tarafından olayın üzerine gidip durmuştur. Yani eski adıyla Duba adası yeni adıyla Lale adası ve bu adaya bağlanan yol Duba Yoluydu. Şimdi Gönül Yolu oldu ama doldurulup yapılan bu yol ne kadar Ayvalık’ın gönlüne doldu bilinmez. Ama köprü yapımı için doldurulan bu yolun su sirükilasyonuna açılmasına gerek olduğu gibi 68 de yapılan ve üzerinde bir tabela ile Türkiyenin ilk boğaz köprüsü olduğu yazan köprü de miyadını doldurdu. Tabelası ile iftihar meselesi olan bu köprü inşallah telafisi mümkün olmayan konu meselesi olmaz bilirkişilere ve seçilenlere? Duyuru mahiyetinde! Olsun sürçü lisan ettiysek af ola.

 

Eylül 2009, Sayı:11 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

17/01/2018 Gün Ortalama:142  Bugün 70 Ziyaret var  Sitede 2 kişi var  IP:54.91.48.104