Ayvalık'ta Hava

Canlı Kameralar

AYVALIKTA 12 EYLÜL PROTESTO EDİLDİ

Ayvalık Demokrasi Platformu ve Pir Sultan Abdal Derneği Cumhuriyet Meydanında 12 Eylül’ün yıldönümünde yaptıkları basın açıklamasıyla 12 Eylül askeri darbesini protesto ettiler. Basın açıklamasında "Darbeciler halka hesap verecek”, "Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın" , “Faşizme karşı omuz omuza” ve "Cuntacılar halka hesap verecek " sloganları atılarak, darbecilerin bir an önce yargılanmaları ve 12 Eylül anayasasının değiştirilmesi talep edildi. Açıklamaları Pir Sultan Abdal Derneği adına Başkan Erdal İrfan, Demokrasi Platformu adına Şükrü Kaygısız yaptılar.

Ayvalık Demokrasi Platformu adına yapılan açıklamada:

12 Eylül askeri faşist darbesinin üzerinden 29 yıl geçti. Bundan 29 yıl önce, tank sesleriyle ve marşlarla uyandırılmamızla başlayan süreç ülkemizdeki emek mücadelesini boğarak, gelişen sol muhalefeti ezerek, solun üzerinden bir silindir gibi geçerek tüm demokrasi güçlerini yok etmeyi hedeflemişti. Bunda ciddi olarak da başarılı oldular. Ülkeyi siyasal, sosyal, hukuksal ve bilimsel alanlarda büyük tahribata uğrattılar. Hukuk, adalet, bilim, emek ve çalışma hayatı yok edildi. Emekçilerin kazanılmış bütün hakları zorla ellerinden alındı. Onun yerine işveren taleplerinin hayata geçirildiği bir siyasal düzen yaratıldı.

Darbeci faşist generaller 12 Eylül’ü savunurken, ‘sağ sol çatışmasını’ öne çıkartıp darbeyi haklı göstermeye çalışmışlardı. Oysa bugün biliyoruz ki darbe Amerika’da tezgahlanmış ve “onların çocukları” tarafından hayata geçirilmişti. Darbenin asıl amacı çığ gibi yükselen sol muhalefeti ezmek, halkın başkaldırısının önüne geçmek ve 24 Ocak kararlarıyla yaşama geçirilmek istenen yeni ekonomik sürecin yürütülmesinin koşullarını oluşturmaktı. 24 Ocak karalarının hayata geçirilmesi için örgütlü her türlü toplumsal muhalefet yok edilmeli ve dikensiz bir gül bahçesi yaratılmalıydı. İşte bu görev Kenan Evren ve darbeci arkadaşlarına verilmişti.

Darbe koşullarını hazırlamak için binlerce devrimci, aydın, Kürt, alevi –sünni ve muhalif insanı öldürmekten, toplu kıyımlar tezgahlamaktan ( Sivas, Çorum, Maraş gibi), provokasyonlar düzenlemekten (1 Mayıs gibi), ve yüzlerce faili meçhuller yaratmaktan çekinmediler.

Abdi İpekçi, Cevat Yurdakul, Cavit Orhan Tütengil, Ümit Kaftancıoğlu, Kemal Türkler gibi çok sayıda değerli insanı planlı cinayetlerle öldürdüler.

Bir milyondan fazla insanı fişlediler.

Erdal Eren gibi 17 yaşındaki genç fidanları astılar.

Onlarca devrimciyi uydurma gerekçelerle doğru düzgün yargılamadan idam sehpasına yolladılar.

600 Binden fazla insanı gözaltına alıp işkencelerden geçirdiler.

Başta Diyarbakır Cezaevi olmak üzere cezaevi adı altında onlarca toplama kampları yarattılar.

Kürtçe konuşmayı yasakladılar. İnsanların kendi ana dillerinde konuşmasına yasal engel getirdiler.

ABD’nin ılımlı İslam politikasının hayata geçmesi için tarikatları teşvik ettiler, din derslerini zorunlu yaparak okullarda okutmaya başladılar.

Yeni bir toplum, yeni bir düzen yaratmak uğruna her türlü karanlığı, çirkinliği ve yasağı uygulamaya koydular.

Oluşturdukları Anayasa ve diğer kanunlarla ne kadar demokratik hak varsa yok ettiler. Çalışma yaşamı başta olmak üzere, yaptıkları yeni kanunlarla örgütlenme özgürlüğünü yok ettiler. Sendika ve Toplu Sözleşme Yasasını kuşa çevirerek işverenlerin istediği tipte kanunlar çıkarttılar.

Kısaca 12 Eylül’le Türkiye'nin siyasi, demokratik gelişim dinamiği engellenmiş, partiler, sendikalar ve çok sayıda demokratik kitle örgütü kapatılmış, ülkemizde demokratik bir siyasal yaşam geleneği özellikle ve bilinçlice engellenmiştir. En az 30 yıllık toplum mühendisliği hayata geçirilmiştir.

Arkadaşlar;

12 Eylül hala güncelliğini koruyor. 12 Eylül hukuku hala geçerlidir. 12 Eylül askeri yönetimi tarafından hazırlanan Anayasanın temel hükümleriyle hala yürürlüktedir. Bu Anayasa, geçici 15. maddesiyle, 12 Eylül sürecinin yargılanmasını engellemektedir. Cuntacılar yargılanmalarını engellemek için anayasaya özellikle bu maddeyi koymuşlardır. Dün ve bugün demokrasi havarisi kesilenler nedense aradan 29 yıl geçmesine rağmen darbecilerden hesap sormayı hiç gündemlerine almamışlardır.

Dünyada benzer süreçlerden geçmiş pek çok ülkede darbeciler yargılanmış, hesap sorulmuş ve birçoğu cezaevinde bunun bedelini ödemişken, bizde darbe sevicileri türemiş, darbeciler korunmuş ve yargılanmaları engellenmiştir. Darbeden bu yana 29 yıl geçmesine rağmen, bugüne kadar iktidara gelen siyasal partiler darbecilerden hesap sorma, 12 Eylül'ün siyasi ve sosyal sonuçlarını yok etme anlamında hiçbir çaba sarf etmemişler tam tersine darbeyi çağrıştıran açıklamalarla darbe tezgahlayıcılarına güç vermişlerdir.

Dostlar, değerli basın mensubu arkadaşlar;

12 Eylül'ün ideolojik sonuçları hala geçerlidir. 12 Eylül ektiğini hala biçmeye devam etmektedir. Ülkemizde muhalif sol bir rüzgar bu kadar etkisiz esiyorsa bunun en önemli nedenlerinden birisi de bu darbedir.

12 Eylül, toplumsal dayanışma, sorumluluk, özveri, emek ve alınteri gibi değerleri zedelemiş, apolitiklik olmak, bireycilik, köşe dönücülük, kısa sürede zenginleşmek, kişisel kurtuluşlar için her yolun mubah görülmesi gibi yeni değerleri teşvik etmiş ve yüceltmiştir.

12 Eylül darbecileri bir an önce yargılanmalı ve hesap vermelidir. 12 Eylül’le hesaplaşmadan yeni süreç başlatılamaz. 12 Eylül’le hesaplaşmadan hala var olan darbe seviciliğinin önüne geçilemez, sağlıklı bir siyasal yaşam oluşturulamaz.

12 Eylül Anayasası bir an önce değişmelidir. Ne kadar yasakçı zihniyet varsa yok edilmeli ve özgür bir yaşamın, kardeşçe bir yaşamın, halkların kendilerini özgürce ifade ettikleri bir yaşamın önü açılmalıdır.

Hala yasakçı zihniyetleri savunanlar özde 12 Eylül’ün devamcılarıdırlar. Bugün Kürt sorununda açılıma karşı çıkanlar, sorunun çözümünü istemeyenler özünde aynı zihniyetin yeni temsilcileridirler. Savaş artık son bulmalıdır. Yeni bir anayasa ve bu anayasada birlikte yaşamı savunmak temel alınmalıdır.

Yeni 12 Eylül’ler istemiyoruz. Biz bir arada özgürce ve kardeşçe yaşamak istiyoruz. “ denildi.

Pir Sultan Abdal Derneği adına yapılan konuşmada ise, “12 Eylül’ün toplum üstünde yaptığı tahribat anlatılarak, özellikle din derslerinin zorunlu yapılması protesto edildi ve zorunlu din derslerinin kaldırılması talep edildi.

 Eylül 2009, Sayı:11 

papalina 13. sayı

papalina 14. sayı

papalina 15. sayı

Papalina Gazetesi 17. Sayı

papalina 18. sayı

Papalina 19. sayı

papalina 20. sayı

papalina 21. sayı

 papalina 22. sayı

papalina 23. sayı

  papalina 24. sayı

papalina 25. sayi

 

papalina 25. sayi

 Papalina 26. sayı

 



 

 

 

24/06/2018 Gün Ortalama:183  Bugün 59 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.166.233.99